Welatparez.com 

 
15 Ağustosa bağlılık gereği, çözüm başarılmalıdır

HALKIMIZA

15 Ağustos atılımının üzerinden 21 yıl geçti. Kim ne derse desin, halkımızın tarihinde, 15 Ağustos atılımının ve yarattığı sonuçların çok ayırdedici bir yeri vardır. Her şeyden önce ilk mermi silahı kutsamaya değil, Cumhuriyet tarihinin bir ulusu yok sayan inkar ve imha politikalarına sıkılmıştır. Eğer Kürtler ulusal varlıkları, siyasal ve kültürel hakları ile kabul edilmiş, tarihsel kökleri ile bu coğrafyanın en kadim halkı olarak görülmüş olsalardı, silaha gerek kalmayacak,15 Ağustosla başlayan ve daha sonra anlamsız hale getirilen savaşa ihtiyaç duyulmayacak, bu kadar acı yaşanmayacaktı.

Fakat hafızalarımızı tazeleyip o günlere geri dönecek olursak: Kürtler ayrı bir halk değil, dağ Türkü sayılıyorlardı. Türk üniversiteleri Kürtlerin Türklüğünü kanıtlayabilmek için ciltler dolusu kitap hazırlıyor, konferanslar veriyorlardı. Kürdistan coğrafyasında ve Türk devletinin verdiği kimliklerde Kürtçe isimler yasaklanıyor, Türkler gelip Anadoluyu tanımadan binlerce yıl önce Kürdistanı yurt edinmiş bir halk, bu şekilde bitirilmeye ve tarihi yok sayılmaya çalışılıyordu. İşte 15 Ağustos atılımı bu koşullarda gerçekleşti ve meşruiyetini de bu tarihi koşullardan aldı.

Hiç kuşku yok ki; 15 Ağustos atılımına, atılımı başlatan şehitlerimize ve 15 Ağustosun bugün yaşayan kahramanlarına bağlılık, ne olursa olsun silah ve savaşta ısrar değil, onların yarattığı zemin üzerinde çağımızın mücadele yöntemi olan siyaset, halk örgütlenmesi ve iradesini ortaya çıkarmak, doğru ve etkili bir uluslararası diplomasi ve ulusal birlikle anlam kazanabilir. Ancak halkımızın da bildiği gibi PKK bunun tam tersini yaparak, l5 Ağustos hamlesini anlamından uzaklaştırmış, o ruhtan kopmuş ve halkımızın özgürlük özlemini zora sokmuştur.

PKK koşullar değişmesine rağmen, zamanında silahlı mücadeleyi bitirmeyerek, Kürt özgürlük mucadelesini terörize etmiştir. Bu, evlatları 15 Ağustos diriliş atılımını gerçekleştiren Kürdistan halkına büyük bir haksızlıktır. PKK ulusal birliğe ve ulusal iradeye saygı göstermemiş, ulusun tarihini ve mücadelesini kendisinde başlatmayı esas almış, farklılıkları adeta biçmiştir.

PKK elde edilen muazzam kazanımları dogmatizm ve ütopyalara feda etmiş, şehit kanıyla elde edilen değerleri ucuzca harcamış, rant kapısı haline gelmiştir.

PKK kendi yalnışlarının hesabını verme yerine, kendisinden ayrılan ve 15 Ağustosu fiilen gerçekleştirenler de içinde olmak üzere muhalifleri hakkında ölüm kararları almış, hain ilan etmiş; Sipan, Kemal ve Hikmet arkadaşları acımasızca katletmiştir. PKK uluslararası ilişkilerde ve ittifak anlayışında demokratik dünyadan yana değil, statükodan yana tutum almış, yöntemleri ve dili ile terör listelerinden çıkamamış, halkın sunduğu olanakları ve beklentilerini boşa çıkarmıştır.

PKK, bunca fedekarlığa katlanan, acılar çeken ve adeta ateş içinde güçlenen Kürt halkına güven duymamış, legal demokratik sahada halkın ve onun demokratik iradesinin etkinliğine ve legal temsilcilerinin muhatap olmasına izin vermemiş, sürekli olumsuz müdahalelerde bulunmuştur.

PKK Güney kürdistandaki kazanımları sürekli olarak eleştirmiş, küçük düşürmeye çalışmış, yakıştırmalarda bulunarak Kuzeydeki halkımızı Güneye karşı kışkırtmıştır.

Ve PKK; siyasal olarak hedeften ve Kürtlükten uzaklaşmış, "demokratik konfederalizm" gibi kendilerinin de ne olduğunu anlamadıkları bir hayale halkımızı adeta mahkum etmiştir.

Yurtsever Halkımız;

15 Ağustostan 21 yıl sonra, kanını bu topraklara döken şehitlerimize sahip çıkabilmek için; PKK'nin ulustan kopan çizgisine karşı durmak ve PWD'nin çözüm üreten, ulusal birliği esas alan, halkımızın iradesine saygılı yurtsever çizgisinde buluşmak gereklidir. PWD kadroları, eksi ve artıları ne olursa olsun, kendi dertlerine düşüp örgüt içinde sessiz kalma yerine, her türlü yetki ve olanağı ellerinin tersi ile itmiş; gerçekleri halkımıza ve dünyaya anlatabilmek ve halkımızın özlemini duyduğu ulusal birliğe katkı sunabilmek için, zor olanı, riskli olanı tercih etmişlerdir.

PWD ve inandığı ulusal birlik çizgisi 15 Ağustos atılımına ve şehitlere saygının adıdır. PWD yi ve yurtsever çizgisini güçlendirmek, maddi-manevi katkıda bulunmak,15 Ağustosu da doğru sahiplenmek anlamına gelmektedir.

15 Ağustos şehitlerini saygıyla, yaşayan savaşçılarını minnetle anıyoruz.

15 Ağustos 2005 PWD Parti Meclisi

2005-08-15

http://www.welatparez.com


Bu yazi hakkinda gorusunuzu belirtmek icin tiklayiniz
Konuyu tartismak icin tiklayiniz

"Bu millet (Turk) koyunun gen yapisina en yakin millet!"


Yezdan HAT

Dersén Kurdî 13

Bu dersimiz de Isaret zamirlerini anlatacagiz.Bir nesneyi yada kisiyi gösterirken yada ona isaret ederken,isaret edilen nesne veya sahsin yakinda mi,uzakta mi,disi mi yoksa eril mi oldugunu bize ima eden sözcüklere ihtiyac duyulur her dilde.Tabi ismin yerine de kullanildigi için yine bunlara (Cînav) deriz ama görevleri itibariyle isaret zamiri deniliyor.

Dersén Kurdî - hemu

International News

2008-11-13

2008-11-11

2008-11-10

2008-11-09

2008-11-08

2008-11-07

2008-11-06

2008-11-05

Valid XHTML 1.0 Strict


Fatal error: Call to undefined function: tableheader() in /home/w/welatpar/www/articles/includes/page_bottom.php on line 32