Welatparez.com 

 
Hayali PKK, Kongra Gel'de medfundur!

Seyit Rıza (Haydar Kubulan)

Biz PKK gerçekliğini, ulusal bir hareket, bilimsel sosyalizmi esas alan bir hareket olarak bilerek katılım sağladık. Benim ilk çocukluk dönemimde atalarımdan aldığım miras, Kemal Atatürk'ü düçman olarak anlamlandırıyordu. Bu bir ruhtu, böyle büyüdük. Dersim'i Bingöl'e bağlayan Şadi aşiretinin yaşadığı bölgede biz, ana ve babalarımız, Şêx Said, seyit Rıza ve Mustafa Barzani isyanlarının acı öykülerini dinleyerek büyürdük. Çocukluğumun PKK öncesi önermesi de şuydu: "Ben Kürdüm." Bu bir kültürdü, bilinçti. O zaman birçok hareket çıktı, Kürt reformcuları, küçük burjuva hareketleri, Türk solcuları? Benim gençlik dönemimin hareketleri. Ben hiç birine katılmadım, çünkü ulusal bir havası yoktu bunların. Ama PKK'de bunu gördüm; Kürdistan ulusal kurtuluşçuları olarak ortaya çıktılar. Ortaya çıkış döneminde gerçekten direnişçiydi. Haki Karer, Mazlum Doğan, Kemal Pir, Hayri Durmuş ve diğerleriyle ile kanıtladı bunu. Bunlar inanç verdi bize; ben içten inandım ve böyle katıldım. Benim PKK tanımım bu direnişçi insanlardı. Yine 84 yılında Agit'in atılımı bu inancımı daha fazla güçlendirdi. Bağımsız bir Kürdistan vardı hayalimizde. Ve bu inancımı hiçbir zaman kaybetmedim. Kürdistan mutlaka bağımsız olacaktır.

Birçok kişi PKK gerçeğinin oluşumunu A. Öcalan'ın kişisel çabasına bağlar. Elbette onun da payı vardır. Ama PKK tarihinde ondan çok daha fazla kahramanca direnenler vardır. Bunlar Kürdistan bağımsızlık çizgisinin şehitleri oldular. Yüreklere ve beyinlere böyle yazıldılar. Bunu kim silebilir? Bugün hala PKK dendiği zaman, ben kendimi PKK'li olarak görüyorum ve her zaman da bunu savunacağım. Neden? Çünkü PKK bana göre bir halkın mücadelesiydi. Halk da bu temelde, bağımsız Kürdistan temelinde bu harekete bağlandı. Herşeyini bu davaya verdi. İnandı. Ben PKK'den sözediyorum, Kongra Gel'den değil. Kendini kanıtlayan çizgi buydu, bağımsızlık çizgisiydi.

PKK'nin başından itibaren A. Öcalan üzerinden Türk devleti tarafından denetime alındığı tezine ben inanmadım; gerçek bu da olsa ben buna inanmak istemiyorum. İnanmak istemiyorum. Çünkü bu önderliği yaratan yine bu mücadeledir. PKK direnişidir. Yine bu halktır onu yaratan. Bunları birbirinden kopuk ele alamazsınız. Bu mücadele gelişti ve kimse onun önünde duramadı. Ancak, tutuklandıktan sonra "Ben Türk devletine hizmete varım" demesiyle, Öcalan hakkındaki düşüncelerim tamamen değişti. Bir halk önderi, yüzlerce insanın kendini uğruna feda ettiği bir kişilik böyle olmamalıydı. O benim bütün hayallerimi yerle bir etti. Ben şu anda bile, Öcalan'ın Türk devletinin bir bağlısı olduğuna ikna olamıyorum; olmak istemiyorum. Nasıl olur? Mantığım bunu kaldırmıyor. Ama pratiğe bakıyorum; pratik de bunu ispatlıyor. Bu kadar insan onun için kendini yaktı, milyonlar onun için ayağa kalktı. Nasıl olabilir? Ona yakışan bu halkı temsilen bir direniş sergilemesiydi. Yapılmayan budur. Ve bu kaygı verici, düşündürücüdür. Ben onbinlerce gerilla gibi 20 yıl bilfiil kemalizme karşı savaştım. Ve Öcalan şimdi diyor ki "Kemalizm devrimcidir." Peki devrimciyse, biz neden bu devrimciliğe karşı bu kadar savaştık? O halde biz terörist miyiz? Şimdi diyor ki "Ben Kemal Pir'in izleyicisiyim!" Ama Kemal Pir Diyarbakır cezaevinde Kemalizme karşı açlık grevine girerek şehit düştü. Ve o bir Türk olduğu halde bunu yaptı. Bu bir çelişki. Ama bugün sen Kürtsin ve bir de bu halkın önderiyim diyorsun, ve "Mustafa Kemal de bir devrimcidir". Devrimciyse de kendi ulusuna devrimcilik yapmış, bunu Kürt halkına yapmamış. Hayır, Öcalan bir halkın davasını savunmuyor, kendini savunuyor. Her zaman şunu diyordu; "Kemalizm bir zehirdir." Ama o bu zehri kendisi içti. Ve artık zehirlendi.

Bir halk bir kişiye feda edilemez; ama bir insan kendini bir halk için yeri geldiğinde feda edebilmelidir.

PKK bir ideolojiydi ve bu ideoloji kanla besleniyordu. Canla ve inançla besleniyordu. Ama bu PKK yok edildi. Türk devleti Apo'nun şahsında Kürt mücadelesini bitirmek istedi. Ve bu konuda başarısız değiller. Apo tutuklandığı zaman hepimiz fedai olduk. "Madem önderimiz tutuklanmış, bize sadece savaşmak düşer" dedik. Gücümüz de vardı. Savaş kadrolarımız da vardı. Ama kendisi bunun önünde engel oldu. Oysa bugün Türk devleti ne Öcalan'ı, ne de Kongra Gel'i ciddiye almıyor. Dünya da ciddiye almıyor. Öcalan bitirdi mücadeleyi. İnancımızı yok etti. Ve şimdi silahlı mücadele dönemi geçmiştir. PKK güçlü olduğu ve savaş gerektiği zaman savaşmadı, geri çekildi; şimdi ise hem güçsüzdür, hem de savaş dönemi geçmiştir; ama bugün savaş kararı almıştır. Bir mayınla, bir pusuyla Kürdistan kurtulmaz. Terör mahkum edilmiştir. İşte Türk devleti bugün Kongra Gel eliyle Kürt halkını terörize ediyor. Bu bir halkı yok etmektir.

Ve Önderlik olayı Türk devleti tarafından bitirilmiştir. İdeoloji yok, hedef yok, amaç yok; konfederalizm diyor, ama ortada bir şey yok, neyle konfederalizm? Güneyde bir Kürt federasyonu gelişiyor, onu bile hazmedemiyorlar. Ne Türk devleti hazmediyor, ne Kongra Gel, ne de Öcalan hazmediyor. Demek ki bunlara göre ne kadar Kürt oluşumu varsa bitmesi gerekiyor. Aslında konfederalizm kavramı, Güneydeki federasyona karşı ortaya atıldı. Oysa bu konfederalizm de tamamen bir söylemdir, bir söyleyiştir. Hepsi o kadar. Bunun hayatta bir karşılığı yoktur.

Biz eskiden şunu derdik: Biz Kürdistan'ın bağımsızlığı için savaşıyoruz ve savaşmaktan başka bir hakkımız yoktur. Bu biraz müritçeydi. Herşey Kürdistan içindi ve biz herşeyimizi feda edebiliyorduk. Bizim Kürdistan için yapamayacağımız şey yoktu. Ve herşey feda edildi. Sonuçta Kürdistan feda edildi. Halk feda edildi, değerler feda edildi. İşte biz Kürdistan için otuz yıl savaşmışız, şimdi bize Kongra Gel hain diyor. Bundan daha çarpıcı bir değer feda edilişi olur mu? Nerde görülmüştür? Ben dün de, bugün de Kürdistan için savaşırım. Gidip evimde otursam, hain demeyecekler ama. Neden hain diyorlar? Çünkü ben hala Kürdistan diye bağırıyorum. Ve ben hainim. Ama şu anki Kongra Gel yapısının beş katı kadar insanı öğütüp siyasetten uzaklaştıran ve evlerine oturtan Kongra Gel hain değildir, öyle mi? Buna gülüyorum. Neden? Çünkü ben demokratik Cumhuriyet tezinin propagandasını yapamadım, inanmıyorum buna. Ben eski PKK'liyim, böyle yaşayacağım. Bağımsızlığa inanıyorum.

PKK bir bulmaca gibidir. İçinde yaşamayan bunu çözemez ve bu gerçekleri, bu çelişkileri anlayamaz. Eskiden PKK netti. Ama Kürdistan feda edildiği ve demokratik Cumhuriyet ilan edildiği zaman, PKK kendisiyle çelişen ve kendini kemiren bir mekanizmaya dönüştü.. Şimdi güya Kongra Gel içinde eski PKK'yi kurmuşlar. Peki ne için savaşıyor? Demokratik Cumhuriyet için. İyi ama bu demokratik Cumhuriyet seni tanımıyor, senin önderliğini de tanımıyor. Peki sen ne için mücadele edeceksin? Şimdi Güneyde bir Kürt federasyonu kuruluyor. Ben onun için seve seve ölüme giderim. Ama demokratik Cumhuriyet için asla. İster ilkel deyin, ister milliyetçi, ister gerici. Kendi milletimin ilkeli, milliyetçisi ve gericisiyim. Ama Demokratik Türkiye cumhuriyetinin zoraki hizmetkarı değilim.

Şimdi eski PKK olsaydı, karşısında da bir Kongra Gel olsaydı, PKK ona hain derdi. Ama şimdi ben eski PKK düşüncelerini savunduğum için, ben hain oluyorum. Ben yaşamımda o çizgiyi koruyorum ve kesinlikle buna varım. Ölçü budur. Ben kendim tanığım, Öcalan şunu demiştir: "Ben kendim de hain olabilirim ama, siz bana bakmayacaksınız. PKK çizgisinde devam edeceksiniz." Ben bu kültürü aldım. Bana göre bir PKK'linin sürekli bir devrimci özü vardır. Bunun için ben her zaman kavga da ederim. Çünkü PKK iyisi ve kötüsüyle bizim pratiğimizdi. Olumsuz bir yanı varsa hesap veririm. Yanlışlıklarımız oldu, özür de dileriz. Ama biz devrimciydik. İşte Mazlum, işte Kemal; bunlar devrimciydi.

PKK'yi bitirdiler. Bitti. Çelişki burdan ortaya çıkıyor.

Ağrı isyanı sonrasında Türkler, Ağrı dağının tepesine bir tabut yaptılar. "Hayali Kürdistan burda medfundur" dediler. Şimdi Kongra Gel de bunu yaptı. Kürdistan ile birlikte PKK'yi de Kongra Gel'e gömdüler. Kongra Gel bir tabuttur. Ve üstüne şunu yazdılar: "Hayali PKK burada medfundur." Evet, PKK Kongra Gel'de gömülmüş, üstü örtülmüştür.

2005-08-07

http://www.welatparez.com


Bu yazi hakkinda gorusunuzu belirtmek icin tiklayiniz
Konuyu tartismak icin tiklayiniz

"Bu millet (Turk) koyunun gen yapisina en yakin millet!"


Yezdan HAT

Dersén Kurdî 13

Bu dersimiz de Isaret zamirlerini anlatacagiz.Bir nesneyi yada kisiyi gösterirken yada ona isaret ederken,isaret edilen nesne veya sahsin yakinda mi,uzakta mi,disi mi yoksa eril mi oldugunu bize ima eden sözcüklere ihtiyac duyulur her dilde.Tabi ismin yerine de kullanildigi için yine bunlara (Cînav) deriz ama görevleri itibariyle isaret zamiri deniliyor.

Dersén Kurdî - hemu

International News

2008-11-13

2008-11-11

2008-11-10

2008-11-09

2008-11-08

2008-11-07

2008-11-06

2008-11-05

Valid XHTML 1.0 Strict


Fatal error: Call to undefined function: tableheader() in /home/w/welatpar/www/articles/includes/page_bottom.php on line 32