Welatparez.com 

 

Halka ve Kamuoyuna

Halepçe katliamının yıldönümü ile ilgili

17 yıl önce 16 Mart günü, Saddam ordusunca atılan kimyasal gaz bombasıyla Halepçe kasabasında binlerce Kürt bir anda katledildi. Bölge rejimleri, özellikle Kürtlerin yaşadığı devletlerin rejimleri, bu büyük katliamı kınamak bir yana, görmezden geldiler, hatta ortaya çıkmaması için ellerinden geleni yaptılar. O zaman yürürlükte olan savaşın adı, İran-Irak savaşıydı; ama bu savaşta en büyük kayba ve katliamlara uğrayanlar Kürtler oldu. Bu uğursuz yazgı, tarihi boyunca sık sık Kürt insanlarının başına gelmişti. Savaşların adı Osmanlı-İran, Türk-Arap, Arap-Fars savalşlarıydı, ama bu savaşlarda her zaman fırsat değerlendirilircesine Kürtler katledildi.

Halepçe katliamının ve Kürt tarihinde buna benzer olayların acısı elbette unutulmamalıdır. Ancak bugün çok daha önemli olan, bu acı olayların nedenlerini doğru tesbit etmek ve bir daha yaşanmaması için gerekli olan ne varsa yapmaktır.

Katliamların suçlusu, adları ne olursa olsun, elbette bölgedeki faşist karakterli rejimleridir. Herşeyden önce bu rejimlerin mutlaka aşılması gereklidir. Öte yandan, Kürt halkının parçalanmışlığı, güçsüzlüğü, sömürgeci niteliğini görmezden gelerek bölge rejimlerine dayanması gibi etkenler de, katliama zemin oluşturmuş ve katliamcılara cesaret vermiştir. Kürt topraklarını sınırları içinde tutan bölge rejimlerinin şovenizmi ile Kürt halkının güçsüzlüğü, elbette birbirlerine bağlı, içiçe olgulardır. Ve bunlar ancak birlikte ortadan kaldırılabilirler. Kürt halkının güç kazanması, bu rejimlerin yıkılmasına veya en azından dönüştürülmesine bağlıdır.

17 yıl sonra Halepçe katliamının acısı bugün yaşayan Kürtlerin yüreğini sızlatıyor; ancak bu acıyı hafifleten bir gerçek de var: Bugün Halepçe kasabasında ve bütün Güney Kürdistan'da Kürt halkı kendi kendini yönetmektedir. Hala önemli sorunlar çözüm beklemektedir, Irak dışındaki bölge rejimleri bu gelişmeden rahatsızlık duymakta, üstü örtülü veya açık biçimde Kürtlerin güç ve statü kazanmasını engellemeye çalışmakta, zaman zaman tehdit etmektedir; ancak bunlara rağmen Kürt halkı gerek Güney Kürdistan'da, gerekse de uluslararası alanda giderek güçlenen bir çizgi izlemektedir. Geçmişteki katliamların bir daha yaşanmaması için, Güney Kürdistan oluşumu başta olmak üzere, çağın fırsatlarını değerlendiren ve gereklerini yerine getiren tüm hareketler aktif biçimde desteklenmeli; gerek farklı parçalardaki, gerekse de aynı parçadaki hareketler arasında ulusal birlik ve dayanışmayı esas alan ilişkiler mutlaka geliştirilmelidir. Yine aynı amaçla, Kürtlerin kendi içinde uzlaşmaz biçimde parçalanmalarına veya uluslararası alanda izolasyonuna yol açacak tutumlara karşı da mücadele edilmelidir.

Tarihindeki korkunç katliamlara rağmen, Kürt halkının özgürlüğü elle tutulur, gözle görülür bir gerçeklik olarak yaşayabileceği; özgürlüğün bir hayal olmadığı bugün kanıtlanmıştır. Ancak hala Kürt toplumunun onmilyonlarla ifade edilen bir kesiminin ulusal kimlik ve kültürü inkar edilmektedir; hala Kürtlerin büyük çoğunluğu katliam, hatta soykırım tehdidi altındadır. Biçimi ne olursa olsun yeni Halepçelerin yaşanmaması için, her Kürt insanına yaşamsal önemi olan görevler düşmektedir. Bu noktada en önemli nokta da, bölge rejimlerinin dolaylı dolaysız denetiminden mutlaka çıkmaktır. Bugün bölgede ve dünyada belirleyici bir önem kazanan Kürt gücünün geliştirilmesi herşeyden önce buna bağlıdır.

Halepçe katliamının 17. yılını geride bıraktığımız bugün, halkımızın acısını paylaşıyor, katliamda şehit olan insanlarımızı anarken, onların anısına bağlı kalarak Kürt halkına ve ülkesinin birliği, özgürlüğü ve güçlenmesi için sürekli mücadele içinde olacağımızı belirtiyoruz.

PWD Koordinasyon Merkezi
15 Mart 2005

2005-03-15

http://www.welatparez.com


Bu yazi hakkinda gorusunuzu belirtmek icin tiklayiniz
Konuyu tartismak icin tiklayiniz

"Bu millet (Turk) koyunun gen yapisina en yakin millet!"


Yezdan HAT

Dersén Kurdî 13

Bu dersimiz de Isaret zamirlerini anlatacagiz.Bir nesneyi yada kisiyi gösterirken yada ona isaret ederken,isaret edilen nesne veya sahsin yakinda mi,uzakta mi,disi mi yoksa eril mi oldugunu bize ima eden sözcüklere ihtiyac duyulur her dilde.Tabi ismin yerine de kullanildigi için yine bunlara (Cînav) deriz ama görevleri itibariyle isaret zamiri deniliyor.

Dersén Kurdî - hemu

International News

2008-11-13

2008-11-11

2008-11-10

2008-11-09

2008-11-08

2008-11-07

2008-11-06

2008-11-05

Valid XHTML 1.0 Strict


Fatal error: Call to undefined function: tableheader() in /home/w/welatpar/www/articles/includes/page_bottom.php on line 32