Ana menu
|
Ali BURAN Türk halkı gerçekten anti ABD ve anti emperyalist mi? Son zamanlarda Türkiye de ciddi anlamda ABD karşıtı yoğun propaganda yürütülmekte. Her kesimden bu muhalefete methiye dizerek TV. kanallarında ballandıra, ballandıra Türk halkının Anti Emperyalist mücadele olarak kamuoyuna anlatmakta;
Anlatılanlar gerçekten Anti emperyalist Devrimci Demokratik toplumsal muhalefet mı? Yoksa, Arap sevdası mı? Yada özünde Kürtlerin kazanımlarını önüne set çekmek için anti Kürt muhalefetimi? Bu yazıyı okuyanlar Türk halkı deyimini kullandığım için toptancı olduğumu algılıya bilirler. Beni hiçbir zaman her hangi bir ülke halkına düşmanlığım olmamıştır ve olamaz. Ama ben, hem geçmişte hem de özellikle ABD’NIN kan emici SADDAMI devirdikten sonraki, Türklerin top yekun, Özelde Güney Kürtlerine, genelde bütün Kürt'lerle ilgili gördüklerim ve yaşadıklarım olumsuzluklara dayanarak gözlemlerimi yazıyorum. Yoksa bazıları iyi polis, bazıları kötü polis rolü hiçbir zaman bizim için belirleyici değil. Ben yaşamım boyunca bir Türk’ün üç beş kelime Kürtçe öğrendiğine şahit olmadım. Eğer gerçekten Türk halkı Anti Emperyalist ve ABD olsaydı, SADDAM İran’a savaş ilan ettiğinde ABD, SADDAM’I destekliğinde O, zaman bu günkü gibi niye Türk halkı İran’ın yanında yer almadı. . . Bu gün, din iman uğruna Irak’ta kafa kol kesenlerin içinde her kesimde Türklerin de olduğu söyleniyor. Bu Arap sevdası mı? Yoksa Anti Kürt mı?
Ulusal ve siyasal bilincimi aldığım 40- yıla yakındır, Türklerin ciddi anlamda siyasi ve ekonomik olarak Anti Amerikancı ve Anti Emperyalist olduğu söylenemez. Özellikle bizden önceki kuşaklar çok iyi bilirler ki, bir zamanlar DP iktidarı, ABD sayesinde her mahallede bir milyoner yaratacağız sloganıyla iktidarda 10- yıl gibi uzun zaman kalmıştı. O, günlerden bu güne dek Anti Emperyalist ve Anti ABD ile ilgili Türk halkının muhalefeti olmamıştır. Türk halkı sömürge Kürdistan’dan kırıntı pay aldığı için hep beleşçi olmuştur. Biz 68- kuşağı olarak O, dönemde ABD Emperyalizmine karşı çıkarken Türk polisinden yediğimiz copların haddi hesabı yoktu. İşçi ve öğrencinin direnişi sonucunda Türkiye Hükümeti düşürdüğü dönemlerde bile Türk halkından ciddi bir destek görülmedi. Hiç unutmam 68- 69- hem İşçi olayları hem de İstanbul Üniversitesi işgalinde biz bir grup Kürt öğrenciler BEYAZİT meydanında polislerle çatışmalarımızda ve Anti Amerika slogan attığımızda halktan bir grup bize şöyle demişlerdi" Çocuklar işçi yürüyüşü ve Üniversite işgalinde Amerika’yla ne ilgisi var diye bizi uyarmışlardı "Bizler ise, Türkiye de, İşçi sınıfı ve Türk Solu Sosyalist devrim yapacak diye, O, günkü deyimiyle MİLLİ (Kürt Sorunu) meselemiz hal olacak diye umut ediyorduk. Kurucusu olduğum İstanbul DDKO’YI kurduğumuzda Türk solu bu günkü gibi bizlere bölücü/ Kürtçü diye karşı çıkıyorlardı. O, dönemde DİSK dahil olmak üzere uğruna mücadele ettiğimiz işçi sınıfı bile Kürt sorununa karşı ciddi şekilde karşı çıkıyorlardı. Çünkü, sendikalar adeta bir rant kapısıydı. İşçilerin % 50. masa memuru ve adeta işçi aristokrattı. Bir daire Müdürü 1978 de 12, 000 TL alırken bazı işçiler 15, 000 TL alıyordu. Dolayısıyla Sömürge Kürdistan hem sermaye için, hem de sendikalar için paha biçilmez sömürü alanıydı. Her kesim siyasi ve sınıfsal güçleri dahilinde Kürdistan’dan payını alıyordu. Onun için bizim Türk solu içindeki gücümüz onlar için kullanım aracıydı. Mehmet CANTEKİN ve Battal MEHETOĞLU bu saflığımız uğruna şehit vermedik mı? Yoksa yüz yıla yakındır Türk solu bir arpa boyu yol gitti mi ? Türk Solu, Türk sermayesi gibi hep beleşçidir. En büyük fikir babaları bile Kürt adını duyunca rengi ve benzi değişir. 1970 de bir gün İTÜ de Mihri BELLİ’NIN Filipin tipi demokrasi formu vardı. DDKO adına ben, İ. Halil Acar(DR) ve Battal BATTI formu dinlemeye gitmiştik. Forum bitiminde Mihri BELLİ’YE Milli mesele (Yani Kürt sorunu) ile ilgili bir soru sormuştuk. Daha laf ağzımızdayken sert bir üslupla bize bakarak, sanki Türk Milli meselesi hal odluda, sıra Kürt Milli meselesine geldi diye bizi azarlamıştı.
Ayni Mihri BELLİ’Kİ 2001 veya 2002 yılında olacak HADEP genel merkezinde davetli olduğum bir forumda gördüğümde bu kez Kürt sorununa akıl hocalığı yapıyordu. O, gün HADEP Yöneticilerine bu adamın Kürt sorunu için tehlikeli olduğunu söyleyince, bir çok yönetici böyle söylediğim için hiç hoşlarına gitmemişti. Bereket versin ki, yıllarca kahrolsun diye, hep aklımıza taktığımız ABD, kan emici SADDAM’I iktidardan düşürünce, bizim için akla kara belli oldu. Bütün Türkler, sağcısı solcusu, dincisi, Milliyetçisi, HACUCU –MACUCU gibi herkes Anti Amerikancı ve Anti KÜRT’ÇÜ oldu. Bir iki mitinge katıldığımda Türk solucuları halka kahrolsun ABD, sloganlarını attırırken, bir kez yanımdaki tanıdık bir ÖDP’LİYE dedim ki ‘’ İyi de arkadaş bir kez de Allah için Kahrolsun SADDAM deseniz dünyanın sonumu olur diye söyleyince" Bana yanıtı çok ilginçti; Ali arkadaş, sloganları sizinkilerle ( HADEP)birlikte tespit ettik demez mı?
Ve ben yükleyince; Dedi ki "bizler kahrolsun SADDAM dersek, o zaman kahrolsun ABD diyemeyiz, ikisine birden karşı olursak, halkın kafası karışır, Mitingin anlamı kalmaz". O zaman bu arkadaşa şöyle bir fıkra anlatmıştım "Bir Kürt’le, bir laz idama mahkum olurlar. Son dileklerini söylemelerini söylerler. Benim saf Kürt kardeşim iltifat olsun diye, önce LAZ kardeşim son sözünü söylesin der. Laz ise, hayır önce Kürt son sözünü söylesin der. Kürt son sözüm son kez ANNEMİ görmek istiyorum der. Sıra laz’a gelince, laz son sözüm Kürt ANNESİNİ görmesin der". İşte böyle, mazlum Kürt Halkı kiminle mücadele edeceği, dostunu düşmanını iyice tanımalıdır.
2005-03-03 http://www.welatparez.com Bu yazi hakkinda gorusunuzu belirtmek icin tiklayiniz Konuyu tartismak icin tiklayiniz |
"Bu millet (Turk) koyunun gen yapisina en yakin millet!"Yezdan HAT Dersén Kurdî 13Bu dersimiz de Isaret zamirlerini anlatacagiz.Bir nesneyi yada kisiyi gösterirken yada ona isaret ederken,isaret edilen nesne veya sahsin yakinda mi,uzakta mi,disi mi yoksa eril mi oldugunu bize ima eden sözcüklere ihtiyac duyulur her dilde.Tabi ismin yerine de kullanildigi için yine bunlara (Cînav) deriz ama görevleri itibariyle isaret zamiri deniliyor. International News2008-11-13
2008-11-11
2008-11-10
2008-11-09
2008-11-08
2008-11-07
2008-11-06
2008-11-05 Fatal error: Call to undefined function: tableheader() in /home/w/welatpar/www/articles/includes/page_bottom.php on line 32 |