Welatparez.com 

 
Kani Yılmaz

Dibe vurmak ve cinayet işlemek

Kemal arkadaşın katledilmesinin ardından, Kongra Gel dışında herkes düşüncelerini bir biçimde yansıttı. Lafı fazla dolaştırmadan şunu söylemek isterim; bu bir siyasi cinayettir. 30 yıllık mücadelenin ardından, dibe vuran siyaseti ile Kongra Gel yönetimi hem tasfiyeyibir konsept dahilinde tamamlamaya çalışıyor ve hem de halkın evlatlarını intikam amacıyla kullanıyor.

Sipan arkadaşın cinayetinden farklı olarak, Kongra Gel bu sefer suçüstü yakalanmıştır. Eylemi gerçekleştirenler yakalanmış, soruşturmada kim olduklarını ve eylem talimatını kimden aldıklarını itiraf etmişlerdir. Kongra gel yönetimi yakalananların ifadelerinin ve kendilerinin basına yansıtılmaması için YNK yönetimi nezdinde sürekli olarak girişimde bulunmaktadırlar.

YNK'ye belirttikleri gerekçe; eylemi bu timin kendi başına yaptığı haberlerinin olmadığı şeklindedir. İsteyen inanabilir....

Bu cinayetin öncesinde Ahmet Yaman ve ardından Murat Karayılan, 15 Şubatın yıldönümü nedeniyle ve iç ayak adı altında bizi de hedef göstermeye çalışmışlardır. Murat Karayılan, böyle önemli bir konuda peşinen suçlamalarda bulunmak istemediğini söylüyor ama ardından suçlayıp hedef göstermede de söylemediğini bırakmıyor.

Karayılan'ın örgüt içindeki adı feodal komplocudur. Ancak feodallerin bir özelliği vardır, yalan yere iftira atmazlar. Bu anlamda Cemal bir feodal dahi değildir.

Ben o dönemi tanıklarında bilgilerine baş vurarak yazacağım.

Ancak kamuoyuna ve hala halka bir gram bağlılığı kalmışsa Cemal efendiye bir noktayı hatırlatmak isterim.

Öcalan Kenya'ya kaçırıldığında Cemal'in akrabası Kobanili Şahin Avrupa'da sorumluydu. Ben haftalar önce Avrupa'dan ayrılmıştım. Sipan arkadaş katledildiğinde Şahin Irak koordinesiydi. Gulan arkadaş katledildiğinde bu adam Ş. Harun'daydı. Erdal arkadaşın şehit düştüğü geceyi ve silah kullanılan tiyatroyu bu adam düzenlemişti. Şimdi YNK'ye ifade verenler telefon talimatını bu karanlık kişiden aldıklarını söylüyorlar.

Ne tesadüf değimli? Eğer araştırma gerekiyorsa, bunları araştırsana....

TEPKİLER ÜZERİNE

Kongra Gel pratiğine ve onun kürt çözümüne duyulan tepkiler, Kemal arkadaşın şehadeti ardından çok fazla yükseldi. Ancak bir karmaşanın olduğu, her önüne gelenin bilir bilmez her şeyi söylediği, eleştirirken adeta eleştirdiklerini kemikleştirdiği de bir gerçek.

Avrupa'da PWD dışında kalan ve ayrılışımızdan sonra ilişkilendiğimiz, yıllarca bu mücadeleye emek vermiş pek çok arkadaşla da sırf bu yüzden diyalogumuz ya koptu yada zayıfladı. Çünkü eleştiriler yapılırken değerlerin sahiplenmesinde çok ciddi bir zayıflık var. Örneğin adamın biri, hem PKK ve hemde PWD eleştirisi adı altında, ilk çıkıştan bu yana sağlanan gelişmelerin tümünü karalayan bir üslup kullanıyor, görev üstlenmiş gibi durmadan yazıyor ve arkadaşlarımızın etkin olduğu siteleri kullanıyor.

Şuraya varmak istiyorum. Kongra Gel çözülecektir. Bunu ne yapılan demagojiler ve nede işlenen siyasi cinayetler durdurabilir. Fakat bu mücadelenin esas sahipleri olan ve bu gün gidişatı ve "Demokratik Cumhuriyet" adı altında Kürtlüğün satılığa çıkarılmasını eleştiren ve niceliği ile niteliği Kongra Geli kat be kat aşan arkadaşlar o kadar dağınık, öfkeli ve birbirine karşı önyargılı ki, yapılan haklı eleştiriler maalesef bir kanala akıtılamıyor. Değerler onların istismarına terk ediliyor.

Mevcut haklı tepkilerimizin yanı sıra, bu nokta üzerinde düşünmek, ortaya çıkan çok elverişli zemin üzerinden bu sıkıntıyı aşmak artık zorunludur diye düşünüyorum. Sadece iyi bir diyalog, tartışma ve birbirini anlama, başarmak için yeterlidir. Bir telefon, mütevazi bir e-mail ve sıcak bir selam. Fazlası değil....

HASAN BİLDİRİCİNİN YAZISI VE PKK NİN TASFİYESİ

Sevgili bildirici niyeti iyi, ama mantığı çok yanlış bir yazı kaleme almış.

Söylediği gibi PKK'yi salt tasfiye amacı güdenler olabilir. PKK nin siyasi olarak tasfiyesinin bu halka ve ülkeye hizmet olduğunu düşünenler olabilir. PKK nin mevcut ve çok tehlikeli konumundan vazgeçmesini isteyenlerde olabilir.

Ancak PKK eliyle, yaratılan tüm değerlerin bir konsept dahilinde tasfiyesinin gündemde olduğunu, bunun adım adım uygulandığını, "Demokratik Cumhuriyet" ve özgür yurttaş safsatasının bunun önemli bir ayağı olduğunu, aslında bu mantığa göre Orhan Doğan'ın yanlış konuşmadığını, çizginin gereklerini dile getirdiğini, bu haftaki görüşme notunu yayınlanmadan önce dile getiren avukatlar, yine ikinci İsrail'den söz ederken yayınlanan nottan bunun çıkarıldığını, örgütün siyasi cinayetler için statüko tarafından yönlendirildiğini, halkın deneyimli öncülerinin birer birer katledileceğini görmeden, bunları analiz etmeden, devletin pkk yi tasfiyesinden ve bazılarının buna hizmet etmesinden söz etmek doğru değildir. Hasan Bildirici'nin aydın duruşuna sonsuz saygım var. Ama kaleme aldığı bu yazı siyasi bir kaygı mantığının ürünüdür ve Bildirici'ye denk düşmemiştir. Yada tersinden bir yazıyla tamamlanması gerekmektedir.

SON OLARAK

Sipandan sonra Kemal'i katletmek, dibe vurduğunu fark eden bir mantığın, intikam eylemidir. Bu mantığın sahiplerini izleyin, konsept gereği Türkiye ye mühletler verip asla savaşmamak, içe dönük ise sürekli olarak provakatif eylemler düzenlemek, iç gündemi basında egemen kılmak, komplo paranoyası ile halkın duygularıyla oynamak ve eğer oyun bozulmaz ise, baharda Güney'i istikrarsızlaştırmak için çatışma çıkarmak devreye konulacaktır. Bütün bunları görüp beklemek, gerçekleştiğinde tepki vermek anlamlı değildir. Gerekli olan önünü almaktır.

2005-02-27

http://www.welatparez.com


Bu yazi hakkinda gorusunuzu belirtmek icin tiklayiniz
Konuyu tartismak icin tiklayiniz

"Bu millet (Turk) koyunun gen yapisina en yakin millet!"


Yezdan HAT

Dersén Kurdî 13

Bu dersimiz de Isaret zamirlerini anlatacagiz.Bir nesneyi yada kisiyi gösterirken yada ona isaret ederken,isaret edilen nesne veya sahsin yakinda mi,uzakta mi,disi mi yoksa eril mi oldugunu bize ima eden sözcüklere ihtiyac duyulur her dilde.Tabi ismin yerine de kullanildigi için yine bunlara (Cînav) deriz ama görevleri itibariyle isaret zamiri deniliyor.

Dersén Kurdî - hemu

International News

2008-11-13

2008-11-11

2008-11-10

2008-11-09

2008-11-08

2008-11-07

2008-11-06

2008-11-05

Valid XHTML 1.0 Strict


Fatal error: Call to undefined function: tableheader() in /home/w/welatpar/www/articles/includes/page_bottom.php on line 32