Welatparez.com 

 
Kürt Kadınlarının sorunları CEDAW'daydı

Van Kadın Derneği, Van’da bir yıldan beridir amaçları doğrultusunda faaliyet göstermektedir. Bu süre zarfında ülke çapında birçok platformda bölge kadınlarının sorunlarını dile getirmiş ve yine ülke çapında yapılan birçok etkinlik ve eylemlere aktif olarak katılmıştır. Kadının insan Hakları Yeni Çözümler Vakfının CEDAW’a sunulmak üzere hazırladığı Gölge Raporunu onaylayan 27 kadın örgütü arasında derneğimiz de vardır.

CEDAW (Convention on the Elimination of All Forms of Discrimination against Women) Birleşmiş Milletlerin Kadına karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesine Dair Uluslararası bir Sözleşmesidir ve Türkiye bu sözleşmeyi 1985 yılında imzalamıştır ve bu anlamda CEDAW’ın ülkeler üzerinde yaptırımları vardır. Bu anlaşmaya imza atan devletler 4 yılda bir Birleşmiş Milletler CEDAW Komitesine bu anlaşma maddelerine uygunluk ile ilgili rapor vermek zorundadır ve aynı zamanda sorulan sorulara cevap verir. Amerikanın New York kentindeki Birleşmiş Milletler binasında ülke raporlarının görüşülmesi öncesinde anlaşmaya imza atan ülkelerde faaliyet gösteren yerel sivil toplum örgütlerinin ve uluslararası örgütlerin sunum yapmaya ve ülkelerindeki kadına yönelik gelişmelere ve uygulamalara yönelik lobicilik faaliyetleri yapmaya ve raporlarını sunmaya hakları vardır. CEDAW komitesi bu raporlar ışığında ve tabiî ki komitenin ilkeleri doğrultusunda ülkeleri kadının statüsünün gelişmesi yönünde değişimler yapması için tavsiye kararları çıkarır.

Derneğin onayladığı gölge raporunun temel konuları şunlardır:

1) TCK’daki kadın üzerinde ayrımcılık yaratan bölümler. ‘töre cinayetleri, bekâret testleri,

2) Kamu Yönetimi Reformu Yasasıyla belediyelere devredilen kadın sığınakları ve Toplum Merkezlerinin durumu,

3) Türk Medeni Kanunundaki mal rejimi ile ilgili kadının durumu,

4) Kadının siyasi katılımı ile ilgili durumu,

5) Kadının çalışma hayatına katılımı,

6) Kadın erkek eşitliğine yönelik gerekli hukuksal altyapı.

Yukarıdaki hususlar ile ilgili Türkiye’deki mevcut durum ve ideal duruma gelmesi için sivil toplum örgütlerinin önerilerinin bulunduğu raporun sunulmasına ve lobicilik faaliyetlerine derneğimiz adına Zozan Özgökçe New York’ta katılmıştır.

Bunun yanı sıra Van kadın Derneği bölgedeki Kürt Kadınlarının karşılaştığı zorluklar, uğradığı çifte ayrımcılık ile ilgili ‘Türkiye’deki Etnik Azınlıklar’ adlı bir rapor sunmuştur ve bu rapor doğrultusunda komite üyelerine lobicilik faaliyetinde bulunmuştur. VAKAD’ın amaçlarından birisi Türkiye’nin her tarafında Hakkari’den Edirne’ye kadar kadının insan haklarının her anlamda gelişmesi, bu yönde duyarlılıkların artması. Bölgesel farklılıkların ortadan kaldırılması ve devletin bu yönlü zorlukların karşısında bu anlamda üzerine düşeni yapmasıdır. Biz bu doğrultuda bu raporu hazırladık. Hazırladığımız rapor bizim çalışmalarımız doğrultusunda elimizdeki veriler ışığında hazırlanmıştır.

Raporda kısaca şu bilgilere yer verilmiştir:

1) Kürtlerin Türkiye anayasasında her hangi bir şekilde tanımlanmadığı ve kadınlar üzerinde bunun yarattığı psikolojik ve sosyolojik etkileri

2) Bölgede çeyrek yüzyıl süren Sıkı Yönetim ve Olağanüstü hal bölgesi döneminin kadınlar üzerindeki etkisi, Bu süreçte kadınların devlet güçleri tarafından maruz kaldığı şiddet ve türleri ve bunları yapanların yargılanmaması,

3) Kürt kadınlarının sosyal ve kamusal alanda yaşadığı dil problemi,

4) Zorunlu olarak göç eden kadınların şehirlerde kültürel, ekonomik, sosyal anlamda yalnızlaştırılması,

5) Kürt kadınının etnik kökeni sebebiyle karşı karşıya kaldığı ayrımcılığın yanı sıra geleneksel ve kültürel alışkanlıklar nedeniyle yaşadığı cins bazındaki zorluklar,

6) Kürt kadınlarına yönelik istatistikî verilerin oluşturulmaması,

7) Namus ve töre cinayetleri, zorla ve erken yaşta evlilik, medeni hakların aile tarafından engellenmesi(kadının boşanma hakkı v.s.), akraba evliliği, çok eşlilik, eğitim ve çalışma haklarından mahrum edilmesi gibi kadının uğradığı ayrımcılıklar raporda yer almıştır.

VAKAD’ın hazırladığı raporda kısaca şu tavsiyeler yer almaktadır:

• Türkiye Devleti, özellikle güvenlik güçleri tarafından Kürt kadınlarına yapılan cins kaynaklı şiddete karşı koruyucu özel önlemler almalı.

• Kürtler anayasal olarak tarihiyle, diliyle ve etnik kimliğiyle tanınmalı ve devlet okullarında dilleri öğretilmeli.

• Bölgede yıllardır süren Olağanüstü hal döneminden kaynaklanan devlet görevlilerinin militarist hareket ve davranışları kesinlikle elimine edilmelidir.

• Devletin yarattığı ve maaş ödediği, kadına zarar veren feodal sistemin kalıntılarını devam ettiren köy koruculuk sistemi yürürlükten kaldırılmalıdır.

• Devlet mevcut sosyal servisler, adliyeler, hastaneler ve sağlık ocaklarında çalışmak üzere kadrolu çevirmenler ve danışmanlar bulundurmalı. Bu kadroların kadın bakış açısına sahip olmaları için gereken eğitimi almalarına yönelik programlar hazırlanmalıdır.

• Çatışma döneminde güvenlik güçleri tarafından işlenen suçlar devlet tarafından tanımlanmalı, insan ve kadın haklarına yönelik ihlalleri yapanlar yargılanmalı.

• Devlet gönüllü köye dönüşlerin sağlanmasına yönelik çalışmaları başlatmalı ve yerinden edilmiş insanların yaşadıkları yerler güvence altına alınmalı, zararları telafi etmeli.

• Devlet Kürt halkının gelişmesine katkıda bulunan ve Kürt kadınının haklarının farkına varabilmesi için ve bölge şartlarına uygun gerçekçi-uygulanabilir verimli faaliyet planları ve programları hazırlamalı.

• Devlet bölgedeki savaş ve şiddet dolayısıyla psikolojik problemler yaşayan Kürt kadınlarına yönelik rehabilitasyon merkezleri ve toplum merkezleri kurmalı. Mevcut toplum merkezlerinin elverişli çalışmalarına yönelik araştırmalar yapmalarını sağlamalı, öyle ki kadınların bu kurumlara hizmet ve danışmanlık için rahat ulaşabilmeleri sağlanabilmeli.

• Mevcut Sosyal Risk azaltma Projesi ve İşgücü Projesi gibi programları Kürt kadınlarının ihtiyaçlarına cevap verecek ölçüde uyumlu olmalı ve yeniden düzenlenmeli.

• Töre cinayetleri ve gizlenmiş töre cinayeti gibi olan intihara zorlama kadına karşı işlenen yaygın cinsiyete dayalı şiddet türlerindendir. Bu alışkanlıkları önleyici Türk Ceza kanunundaki değişikliklerin acilen yapılması gerekmektedir.

VAKAD’ın hazırladığı bu rapor doğrultusunda Türkiye’ye komite üyeleri birçok sorular yönlendirmiştir ve komite üyelerine, Bakan Güldal Akşit önderliğinde gelen heyet üyeleri sorulara kaçamak ve inkârcı tavırlarla cevap vermiş ve Türkiye heyeti bu tavırlarıyla zor anlar yaşamış hatta komite üyelerini bölücülükle suçlamış ve sonunda özür dilemek zorunda kalmıştır. Rapor ve yaptığımız lobicilik doğrultusunda Türkiye’ye sorulan sorular şöyle:

KORE: Etnik azınlıklar konusunda verilen cevap beni şaşırttı. Burada etnik kökene bağlı veri toplanmaz deniyor” fakat sizde bir ulusal sayım sistemi olması gerektiğini düşünüyorum. Sizden isteğim, etnik azınlıkla ilgili bilgilerin toplanması ve özellikle etnik azınlıkla ilgili durumlarında bu komitede gözden geçirilmesidir.

BREZİLYA: Türk anayasasında Kürtlerin etnik olarak veya Türk toplumda bir azınlık olarak kabul edilmediğini görüyoruz. Bu yüzden de Kürt kadınlara yük biniyor, ayrıca bir ayrımcılığa uğruyorlar. Bu konuda sizin burada konuşmanızı duymak istiyoruz.

MACARİSTAN: Etnik bazda veri toplamak ayrımcılığa sebep verir ve bu bağlamda “azınlık” terimini kabul edemeyiz demişsiniz. Bu ne demek bizim ülkemizde böyle şeyler yok, bu komitede ve kadınlara karşı ayrımcılığın konuşulduğu her yerlerde sakatlıktan, ırksal ayrımcılıktan dolayı sorunlar var. Burada bir ırk ayrımcılığı şansı var. Ne demek ayrım olamaz. Kürtler son 10 senede hasar gördüler. Kürt azınlığa yapılan şiddetin bitmesine çok sevindim. Kürt kadınlara karşı yapılan cinsiyet ayrımcılığıyla ilgili neler yapıldığını merak ediyorum. Bu kadınlar psikolojik araştırmadan geçtiler mi, hükümetin bu insanlara desteği var mı?

İTALYA: Türkiye’de kırsal bölümlerde Kürt kadınlar Türkçe bilmiyor ve bu nedenle, bu kadınların sosyal hayata katılımları zor olacaktır, bu konuda ne yapılıyor?

GANA: Kürt kadınlarla ilgili, özel durumlarının tanınmasıyla, lisanla ilgili sorunlarının çözülmesiyle, eğitimle ilgili, sağlıkla ilgili sorunları var, burada adımlar atıldığını görmek isteriz. Hükümetinizi yeni yasalardan dolayı tebrik etmek istiyorum. Bu yasalar, cinsiyet eşitliğine yönelik yasalar fakat sadece yasalarla olmaz, kültürel olarak bunun uygulanmasını sağlamak lazım. Sizin gibi geleneksel kültürlere sahip ülkelerde geleneksel rollerin ağırlıklı olduğunu ve değişmesi gerektiğini görüyoruz. Hükümet olarak kültürel uygulanmaların ayrımcılığa etkisiyle ilgili ne gibi adımlar atıyorsunuz?

MISIR: Azınlık yok dediniz, bu sizin politik görüşünüz olabilir, siz bunun yerine gelişmemiş bölgelerden söz ettiniz, bu bölgeler nerelerdir? Bu bölgelerde değişik gelenekler varsa bu sorunları nasıl çözüyorsunuz? Türkiye’deki tüm kadınların haklarına saygı duymak adına…

FRANSA: Türkiye’de diğer ülkelerde olduğu gibi azınlık var ve sabah azınlık olmadığı söylendi. Kürtler, ana lisanı Türkçe olmayan kesimler var. Özellikle bunların okullara gitmesi için neler yapılıyor,

MAURITUS: Çalışma Bakanlığının özel kadın gruplarının kendi kendine yetebilmesi konusunda yani etnik azınlık, sakatlar gibi gruplara ne kadar önemli veriliyor, özellikle Kürt kadınları önemli.

FİLİPİNLER: Cumhuriyetin etnik azınlıklara olan yaklaşımını dikkatle dinledim. Hükümetin görüşüne saygı duyuyorum ama kabul etmiyorum bu siyasi açıdan kolaylık çünkü Türkiye’nin her yerinde marjinalize olmuş kadınlar, Kürt azınlıklara mensup kadınlar marjinalize olmuş kadınlar var. Bakan bana şunu izah eder misiniz Türkiye’nin marjinalize olmuş bu azınlıklara karşı bir siyasi vizyonu var mı? Biliyorum ki AB bazı ilkelere sahip ve bu ilkelerden bir kaçı da demokrasi, insan hakları, iyi yönetim, hukukun üstünlüğü çok önemli ve Türkiye’nin bu beklentiler için siyasi vizyonu, bu marjinalize olmuş kadınlarla ilgili vizyonu nedir? Bütün bu yaklaşımları AB’ye girmekte kolaylık olarak görüyorum. Bu siyasi vizyonun bazı somut programlarla marjinalize olmuş kadınlarını toplumsal hayatla birleştirmek gerekecektir, o zaman kendilerine tanınan haklardan yararlanmaları sağlanmalıdır. Bundan sonraki raporda bunları umarım bunları resmi göstergelerle gösterirsiniz.

Evet Filipinlerin bu sorusuna karşı hükümet Filipinli komite üyesini zan altında bırakıcı sözlerle suçladı ve ardından Filipinli komite üyesi söz alarak Türkiye’nin bu kişisel saldırısını etnik azınlıklarla ilgili sorulan soruların cevaplama yetersizliklerinden kaynaklandığını belirtti.

Mısırlı CEDAW komite üyesinin söylediği gibi,

Türkiye’deki tüm kadınların haklarına saygı duymak adına…

VAN KADIN DERNEĞİ

2005-01-31

http://www.welatparez.com


Bu yazi hakkinda gorusunuzu belirtmek icin tiklayiniz
Konuyu tartismak icin tiklayiniz

"Bu millet (Turk) koyunun gen yapisina en yakin millet!"


Yezdan HAT

Dersén Kurdî 13

Bu dersimiz de Isaret zamirlerini anlatacagiz.Bir nesneyi yada kisiyi gösterirken yada ona isaret ederken,isaret edilen nesne veya sahsin yakinda mi,uzakta mi,disi mi yoksa eril mi oldugunu bize ima eden sözcüklere ihtiyac duyulur her dilde.Tabi ismin yerine de kullanildigi için yine bunlara (Cînav) deriz ama görevleri itibariyle isaret zamiri deniliyor.

Dersén Kurdî - hemu

International News

2008-11-13

2008-11-11

2008-11-10

2008-11-09

2008-11-08

2008-11-07

2008-11-06

2008-11-05

Valid XHTML 1.0 Strict


Fatal error: Call to undefined function: tableheader() in /home/w/welatpar/www/articles/includes/page_bottom.php on line 32