Ana menu
|
Osman Öcalan Yurtseverlik pazarında ihanet Kürtler için yurtseverlik olgusu, her zaman büyük önem taşımıştır. Ülkelerinin jeostratejik konumu komşularının kendilerine mal etme emellerini tahrik ederken, bu durum inkarı kaçınılmaz kılmıştır. Türkler, Araplar ve akrabaları olan Farslar Kurdistan coğrafyasını sahiplenmenin yolunu Kürtlerin Ulus olarak inkarında görmüşlerdir. İnkar ise kimi zaman kanlı geçen imha uygulamalarını hep gündemde tutmuştur. Hiç bir güç Kürt halkının kimliğine ve haklarına saygı göstermemiştir. En iyi durumda bile kimlik inkarı yaşanmıştır. Kürtsüz İslamiyet, Kürtsüz sosyalizm, Kürtsüz demokrasi, Kürtsüz özgürlük vs. Çözüm diye dayatılmıştır. Egemen rejimler, Kürtlerin inkarını varlık nedenleri haline getirmişlerdir. İmha uygulamalarının kaynaklandığı inkar; bir taraftan kimlik, diğer taraftan ihanet konusuna hayati önem kazanmıştır. Yurtseverlik ve ihanetin sınırlarını ayrıt etmek zorlaşırken özgürlük hareketinin doğrultusunu belirlemenin ana unsurları olmuşlardır. Ulusal inkarın acı ürünü ihanet, özgürlük hareketinin gündeminden çıkmadı. Yurtseverlik onu aştığı oranda gelişe bildi. Özgürlük hareketinin zaafa düştüğü dönemlerde ihanetin kara gölgesi yurtseverliği tehdit etti. Bu nedenle elde edilen mevzileri savunmak yaşamsal önemini korudu. Burada söz konusu edeceğimiz, özgürlük hareketinin saflarında ihaneti besleyen yaklaşımlardır. Modern karakterli ulusal özgürlük hareketinin başlangıcında günümüze kadar geçen 30 yıllık zaman sürecinde birbirini ihanetle suçlamak egemen yaklaşım olmuştur. Özgürlük hareketinin etkin gücü haline gelen PKK, daha işin başında bu yaklaşımı belirleyip dayattı. Dışında ki güçleri ihanetle suçladı. Onun suçlamasına uğramayan yurtsever örgüt, çevre ve kişi bulunamaz. PKK li olmayan haindir ölçüsü suçlamaların tek ölçüsü haline getirildi. Ulusal hareketin diğer kesimleri ise kendilerini benzeri bir yaklaşımdan kurtaramadı. Savunma içeriklide olsa, yurtsever güçlerde PKK için ağır suçlamalar yapma yolunu seçti. Daha vahimi, ister görüş ayrılıklarından isterse de farklı nedenlerden dolayı olsun örgütlerinden ayrılanlar tereddütsüzce hain ilan edildiler. Bu suçlamaya uğramayan kimse yoktur. Diye biliriz ki, özgürlük hareketinin kullandığı en ucuz suçlama ihanettir. Bir diğer ifade ile yurtseverlik pazarında ihanet en ucuz olanıdır. İhanet suçlamasının son derece ucuz olmasının birinci derecede sorumlusu PKK dir. Kemalizm savunuculuğuyla yurtseverliği tartışılır hale gelmesine rağmen aynı tutumunda ısrar etmesi, sapmanın derinliğinin ispatıdır. Uzun yıllar, saflarında siyasi, askeri ve diplomatik çalışmalar yürüten yönetim kadrosunun aynı suçlamaya muhatap olması bu yaklaşımın kolay terk edilmeyeceğini göstermektedir. Nerede ise yönetim kadrosunun tümüne yakının ayrılışını böyle tanımlamanın başka izahı olamaz. Kendisinin dışında örgüt veya kişiyi ihanetle suçlamanın mantığı yoktur. Onlarca yıl kahraman dediğini bir günde ihanetçi, tersine ihanetçi dediğini ise yurtsever statüsüne koymak ancak mantıksız olmakla mümkündür. Çok iyi biliyoruz ki; hain diye ölümle cezalandırmak için peşlerine düşülen bir çok kişi daha sonra yurtsever ilan edilerek yüceltilmişlerdir. Rahmetli Musa Anter bunlardan biriydi. Halbuki Musa Anter yaşamı boyunca yurtseverdi. O en zor dönemlerde halkının özgürlüğü için mücadele etmiştir. Bu tür örneklerin binlercesi vardır. PKK nin ihanetçi listesine bakılırsa, kendisi hariç Kürdistan’da bütün örgüt, çevre ve siyasi kişilikler haindir. Güney Kürdistan’da federasyonun kuruluşunu gerçekleştiren KDP ve YNK den tutalım yönetim yapısında yer alıp ayrılan kadroların oluşturduğu PWD ye kadar herkes ihanetçi listesinin içindedir. İlginç olan ihanet ve yurtseverlik konusunda tek ölçünün PKK nin içinde veya dışında yer almak olmasıdır. Burada örgütün hatta önderliğinin kendisini halkın yerine koyması gibi bir sapmadan bahsedebiliriz. PKK nin doğuşundan günümüze dek sürdürdüğü bu yaklaşım Kürt yurtseverliğinin gelişimini olumsuz etkilerken bir çok yurtsever gücün aynı hataya iterek tersinde suç ortaklığı tutumuna itmiştir. Onlar, kim ihanetçi kim değil, noktasında yarar gördüğü zemine çekmiştir. Böylesine moral bozucu bir zeminde ihanet pazarlanmıştır. Kürdistan özgürlük hareketine ihanetin pazarlanması PKK mücadele sahnesine çıkmadan öncesi dönemlerde de vardır. Ancak son 30 yılda işin sistemi kurulmuştur. Kötüsü bunun sürdürülmesi konusunda gösterilen ısrardır. İhanet suçlamasının ucuz biçimde pazarlanması Kürt halkının özgürlük davasına büyük zararlar vermiştir. 30 yıllık modern özgürlük mücadelesinin tarihinde Kürt siyasetine “soğuk savaş “ damgasını vurmuştur. İhanet suçlamasının doğurduğu ciddi sonuçlardan biri ulusal siyasetin “soğuk savaş “ a mahkum edilmesidir. “ soğuk savaş “ iç çatışmalardan daha fazla zarara yol açmıştır. Kaldı ki, iç çatışmalar bu anlayıştan beslenmiştir. İç çatışmalarla birlikte “soğuk savaş “ gerek Kurdistan genelinde gerekse Türkiye’nin egemenliği altında bulunan kuzeyde ittifakların gelişmesinin ortamını tahrip etmiştir. Dolayısıyla çözüm gücünü ortaya çıkaracak ulusal potansiyelin harekete geçmesi mümkün olmamıştır. Diğer taraftan uluslararası alanda prestij kaybı yaşanmış, ilişki ve destek durumu, sekteye uğramıştır. Aslında özgürlük hareketi, bir bütün en zayıf bırakılarak çözümden alıkonulmuştur. Sistemler arasında “soğuk savaş “çoktan sona ermesine rağmen özgürlük hareketi bu illetten kurtulamamıştır. Bu gün kendisini Kongre - Gel adıyla ifade eden çizgi; hala aynı noktadadır. Ulusal saflarda “soğuk savaş “ sürdürme ısrarını sürdürmektedir. Ancak yurtsever demokratik eğilimin kopuşu ve PWD oluşumuna gitmesi Kurdistan özgürlük hareketinin saflarında “soğuk savaş “ sürecine nokta konulmasının başlangıcı olmuştur. PWD nin ulusal hareket içinde “ Düşmanımız yok dost ve kardeşlerimiz var “ yaklaşımı, bu süreç yerine iç ittifakların önünü açmış oluyor. Bundan böyle yurtseverlik yükselişe geçecek, dostluk ve kardeşlik gelişecektir. Kurdistan Özgürlük Hareketi; çözüme yönelirken yurtseverlik ve demokratik karakteri güçlenecektir. Şoven milliyetçiliğe itibar etmeden ulusal dinamikler en ileri düzeyde işlev kazanacak, dış dinamiklerle uyum halinde çözüm konumu yakalanacaktır. Artık yurtseverlik pazarında ihanet alıcı bulamayacak ve yurtseverlik gelişmeleri belirleyecektir. 2004-12-23 http://www.welatparez.com Bu yazi hakkinda gorusunuzu belirtmek icin tiklayiniz Konuyu tartismak icin tiklayiniz |
"Bu millet (Turk) koyunun gen yapisina en yakin millet!"Yezdan HAT Dersén Kurdî 13Bu dersimiz de Isaret zamirlerini anlatacagiz.Bir nesneyi yada kisiyi gösterirken yada ona isaret ederken,isaret edilen nesne veya sahsin yakinda mi,uzakta mi,disi mi yoksa eril mi oldugunu bize ima eden sözcüklere ihtiyac duyulur her dilde.Tabi ismin yerine de kullanildigi için yine bunlara (Cînav) deriz ama görevleri itibariyle isaret zamiri deniliyor. International News2008-11-13
2008-11-11
2008-11-10
2008-11-09
2008-11-08
2008-11-07
2008-11-06
2008-11-05 Fatal error: Call to undefined function: tableheader() in /home/w/welatpar/www/articles/includes/page_bottom.php on line 32 |