Welatparez.com 

 
Osman Öcalan
“Özgür yurttaşlik” ulusal inkarcılıktır

Kürt Halkının Özgürlük mücadelesi geçmişte olduğu gibi bu günde ulusal inkarcılık tehlikesi altındadır. Kaba yöntemler yerini ince olana bırakırken açık olanın yerini ise örtülüsü almıştır. Hala egemen ulusların inkarcılıkta vazgeçtiğini söylemek mümkün değildir. Değişen tek şey Kürt halkının eşsiz fedakarlıklar pahasına geliştirdiği mücadele sonucunda artık inkarcı yaklaşımların kabul görmemesidir. Türk, Arap ve Fars uluslarının bu yönlü dayatmaları kimseyi ikna etmemektedir. Ne Kürtler nede uluslar arası topluluk kaba ve açık inkarcılığa bir değer vermemektedir. Tamda bu noktada inkarcılığın ince ve örtülü yöntemlerle sürdürülmesi gündeme konulmaktadır. Egemen güçler, yöntem değiştirirken özgürlük hareketini yurtseverlik çizgisinde saptırarak inkarcılığı yaşamsal kılmaya çalışıyorlar. İdeolojik-politik alanda ki saptırma ile inkar Kürt halkına hazmettirilmek istenmektedir. Özgür Kürt yerine “ Özgür Yurtlaş “ lığın temel amaç diye Kürdistan Özgürlük Hareketine dayatılması bunun somut ifadesidir.

Egemen rejimler özgürlüğün koşullarını ve olanaklarını yakalayan, bunu Kürdistan’ın güney parçasın da yaşamsal kılan ve çözümün kararlılığını içinde olan Kürt halkının önünü kesmenin konseptini geliştiriyorlar. Söz konusu rejimler , alabildiğine zorlandıkları halde Kürt siyasi güçlerini muhatap almazken , özgürlük hareketine tasfiyeyi dayatıyorlar. Türkiye, İran ve Suriye asgari düzeyde bile Kürt sorununun çözümünü gündemlerine koymamışlardır. Hala şiddet dahil her türlü yolu deneyerek ulusal inkar ve imha yaklaşımında ısrar ediyorlar. Güney Kürdistanda ortaya çıkan çözümü başarısızlığa uğratmanın hesabını yapıyorlar. Böylesi bir durumda, özgürlük hareketine ; “ Truva Atı “ misali, Kürdün Özgürlüğünü bir tarafa bırakarak “ Özgür Yurttaşlık “ yaklaşımının egemen kılınmak istenmesi son derece düşündürücüdür. Açıkçası burada Kürtlüğün katledilmesi söz konusudur. Kuzey Kürdistanda ortaya çıkıp kendisini her alanda etkin kılmaya çalışan bu eğilim yurtseverliğin tasfiyesini varlık nedeni olarak görmektedir. Gerek Güney Kürdistanda gelişen federatif yapılanmaya, gerekse başta Kuzey de olmak üzere Kürdistan genelinde Yurtsever kesimlere “ ihanete karşı savaş “ adına düşmanlık yapılması işin niteliğini ifade etmektedir.

“Özgür Yurtaşlık “ Kürt halkı için intihar etmek demektir. Özgürlük kılıfına büründürülen bir inkarcılığın doğuracağı tek sonuç ulusal imha olacaktır. Geçmişten farklı olan yönü ; inkar ve imhanın özgürlük hareketi içinde yaratılan bir egilimin aracılığıyla geliştirilmesidir. Bir başka ifadeyle kalenin içten fethedilmesinden söz edilebilinir. Denilebilinirki , Kürtsüz özgürlük en büyük tehlike olarak Kürt halkının geleceği kadar bügünün de tehdit etmektedir. Eğer önü alınmazsa, Kongre ­ Gel tarafından felsefik, ideolojik ve politik temelleri atılan örtülü inkarcılık özgürlük hareketini topyekün tasfiyeye uğratacaktır. Kuzey Kürdistan ‘ın yanısıra diğer parçalarda da ciddi olumsuzluklar yaşanacaktır. Daha da önemlisi büyük fedakarlıklar pahasına güney Kürdistanda gerçekleşen çözüm tehlikeye düşecektir.

Kongre- Gel in özgürlük hareketine dayattığı örtülü inkarcılık yeni değildir. Kürtsüz özgürlük olarak formüle edilen inkarcılığın yeni türü günümüz koşullarına uyarlanmış tarihsel inkarcılığın kendisidir. Özgür Yurtaşlık sloganında somut ifadesine kavuşturulan bu inkarcılık biçimi kürtsüz islamiyet , kürtsüz sosyalizm ve kürtsüz demokrasi anlayışlarıyla aynı içeriği taşımaktadır. Egemen ulusların stratejik tutumlarında kürde yer olmamıştır. islamiyetin Türk, Arap ve Fars yorumunda kürtlere farklı bir dinin mensubu gibi düşmanlık statüsü uygulanmıştır. Allahın verdiği dilin yasaklanması bile mübah görülmüştür. Kardeşlik adına söylenenler kölece teslimiyetin ötesinde bir anlam ifade etmiştir. Benzeri bir yaklaşımı sosyalist hareket içinde söylemek mümkündür. Egemen ulusların sosyalistleride hiçbir zaman kürt halkının temel hak ve özgürlüklerine saygı duymamışlardır. Sosyalizm kurulursa kurtuluş kendiliğinden gerçekleşir ayrı tutum sahibi olmaya gerek yoktur anlayışını dayatarak inkarcılığın savunuculuğunu yapmışlardır. Onlar egemenlerinin çizdiği doğrultuya uygun hareket etmiş, inkar ve imha konseptinin solda tamamlayan rölünü oynamışlardır. Kürtsüz sosyalizm benimsenen doğrultu olmuştur. Benzeri bir yaklaşımın Demokrasi konusunda da görmek mümkündür. Sağ, sol merkez vs. yelpazedeki siyasi yapıların demokrasi proğramları kürdü içermez her konuda ideali görüşler ortaya konulup şu veye bu oranda yaşama geçirilirken sıra kürtlere gelince gözler kör kulaklar sağır ve diller lal olur. Hangi yönden bakılırsa bakılsın sömürgeci uluslar (ezen ve ezilen kesimleri) birbütün olarak Kürt halkıyla eşit ve özgür koşullarda yaşama yerine inkar ve imhanın yanında yer alma posizyonunubenimsemişlerdir.

İnkarcılık her türden olumsuzluklara kaynaklık etmekle kalmamış, aynı zamanda ulusal imhaya temel yaratmıştır. Kürt halkının özgürlük arayışını yoğunlaştırdığı dönemlerde inkarcılık politikalarıyla bir arada devreye sokulmuştur. Bugün aynı gerçeklikle karşı karşıya bulunmaktayız ama inceltilmiş yöntemlerle açık değil örtülü halde , daha da önemlisi işin ağırlığını özgürlük hareketine bindirerek yapmanın yolu seçilmiştir. Kemalizmin savunulması Kürdün özgürlüğünün bir tarafa bırakılarak “ Özgür Yurtaşlık” gibi yoruma açık bir hedefe sapılması Kürdün inkarının Kürde yaptırılmasıdır. Gelinen noktada Kongre ­ Gel’in resmi çizgisi ; Kemalizmden gıdasını alan örtülü ulusal inkarcı bir içerik kazanmıştır. Artık posizyonu özgürlük hareketinin saflarında sömürgeci sistemin temsilini yapmaktır.

Kongre-Gel yeni resmi çizgisiyle Kürt Halkını temsil edemez, olsa olsa Kürdistan Kürdistan ulusal güçleriyle Türk devleti arasında aracılık olabilir. Kongra-Gel’in çizgisi Kürtleremi yoksa Türk devletine mi yakındır konusu tartışmaya götürür. İki tarafın sentezi gibi birşey olduğunu söylemek mümkündür. Ulusalcılık konusunda PKK nin çok gerilerine düşürmesi söz konusudur. Kongra-Gel ulusalcılıkta PKK nin gölgesi bile olamaz. PKK Kemalizme karşıyken o Kemalisttir ; PKK nin ulusal dirilişi geliştirirken o ulusal inkara yönelmiştir. Kongra ­Gel için Kürtlük tamamen söylemle sınırlanmış bir siyaset aracı haline gelmiştir. Ona bağlı siyaset yapan yapılarda ulusal değerlere sahip çıkmak son derece zorlaşmıştır. ”İlkel Milliyetçilik” suçlamasına hedef olmak istenmiyorsa söylem dışında ulusalcılık yapılmamalıdır. Bir diğer ifadeyle ulusalcılık amaç değil araç olarak kalmalıdır.

Mevcut durumda, Kongra ­Gel ulusal inkarı özümsemiş, ruh düşünce ve yaşam bakımından Türkleşmiş Kürtlerin örgütüdür denilebilinir. Yönetiminin belirleyici konumundaki kadrolarının bir türlü kürtleşmemeleri ulusal direnci zayıflatırken egemen güçlerin dayatmalarıyla inkara sapmayı kolaylaştırmıştır. Son iki yılda geriye dönük değişim tamamlanmış örtülü inkarcılık özgürlük hareketinin çizgisinde etkin kılınmıştır. Böylece Kuzey Kürdistanda özgürlük hareketi krize sürüklenmiştir. Yurtsever eğilimin direnişi bu olumsuzluğun egemen olmasını önlemeğe yetmemiştir.

Sömürgeciliğin tarihsel birikimi üzerinde Kemalizm, sosyal şövenizm ve ümetçiliklikle beslenen asimile olmuş kişilikte temsilini bulan örtülü inkarcılık Kürdistan Özgürlük Hareketini ciddi biçimde tehdit etmektedir. Etkili tedbirler alınmazsa büyüyen tehdit çözüm sürecini sekteye uğratacaktır. Daha şimdiden örtülü inkarcılık, hem kuzeyde hemde kürdistan genelinde olumlu gelişmeleri frenlemiştir. Tehlikenin büyüyerek özgürlük hareketini topyekün tasfiyeye uğratmamasını önlemenin tek yolu yurtsever güçlerin ideolojik, politik ve eylemsel etkinliklerini artırmalarıdır. Bir topyekün yurtseverlik hamlesine ihtiyaç vardır. Yurtsever güçlerin itifak içinde örtülü inkarcılığa karşı yurtseverlik bayrağını yükseltmeleri halinde tasfiyeciliği yerine çözüm yönünde gelişmeler hızlanarak özgürlük mümkün olacaktır. Kürdün özgürlüğü gerçekleşecek “ Özgür Yurtaşlık “ safsatası sonuçsuz kalacaktır.

2004-12-08

http://www.welatparez.com


Bu yazi hakkinda gorusunuzu belirtmek icin tiklayiniz
Konuyu tartismak icin tiklayiniz

"Bu millet (Turk) koyunun gen yapisina en yakin millet!"


Yezdan HAT

Dersén Kurdî 13

Bu dersimiz de Isaret zamirlerini anlatacagiz.Bir nesneyi yada kisiyi gösterirken yada ona isaret ederken,isaret edilen nesne veya sahsin yakinda mi,uzakta mi,disi mi yoksa eril mi oldugunu bize ima eden sözcüklere ihtiyac duyulur her dilde.Tabi ismin yerine de kullanildigi için yine bunlara (Cînav) deriz ama görevleri itibariyle isaret zamiri deniliyor.

Dersén Kurdî - hemu

International News

2008-11-13

2008-11-11

2008-11-10

2008-11-09

2008-11-08

2008-11-07

2008-11-06

2008-11-05

Valid XHTML 1.0 Strict


Fatal error: Call to undefined function: tableheader() in /home/w/welatpar/www/articles/includes/page_bottom.php on line 32