Ana menu
|
Hıdır Yalçın (Serhat) “Katilini sevmek” Evet bir hatırlatma. Çünkü bu söz bana ait değildir. ”Katlini Sevmek” ifadesi yıllarca önce PKK liderliği tarafından ve Kemalizm’e karşı duruşu ifade etmek maksadıyla kullanılmıştı. A. Öcalan’ın “çözümlemeleriyle” yakından ilgili olanların dikkatinden kaçmış olabileceğini hiç sanmıyorum. PKK ve kontrol ettiği kitle tabanında yer alan insanları “Kemalist sistemin yarattığı ruh düşünce ve yaşam dünyasının etkisi altındasınız” diyerek “katlini sevmekle” suçlayan PKK liderliğinin bugün Kemalizm’e dizdiği övgüler tüyler ürperticidir. Son bir kaç yıldır PKK liderliğinin Kemalizm’e ilişkin yaptığı değerlendirmelerle, önceki yıllarda yaptığı tesbitler yan yana konulup bakıldığında ortaya çıkan büyük çelişkiyi görmek zor olmayacaktır. Hele son “görüşme notlarında” söyledikleri, insana “Tarihi gerçeklerle ancak bu kadar oynanır” dedirtecek düzeydedir. Nerden nereye? Kemalizm’i “inkarcı, halklar düşmanı, anti-demokratik, diktatoryal bir sistem” olarak ele alan ve Hitler faşizmini Kemalizm’in öğrencisi olarak değerlendiren bir liderlik, bugün Kemalizm’i, başta Kürtler olmak üzere Anadolu halklarının kurtarıcı olarak değerlendirmekte, ”Ne Mutlu Türküm Diyene” sözünü Kürt halkı açısından kabul edilebilir bir yoruma tabi tutmaya çalışmaktadır. En değme Türk şovenistinin bile savunmakta zorlandığı ”Ne Mutlu Türküm Diyene” sözünün Kürtler açısından yenilir-yutulur bir tarafı yoktur. Şeytanın iyi olduğunu Müslümanlara söylemek ve kabul ettirme çabasına girmek ne ise Kemalizm’i de Kürtlere iyi ve kabul edilir göstermek aynı şeydir. Hiç şüphesiz geçmişin özeleştirisini vermek ve daha doğru değerlendirmelere ulaşmak erdemli bir yaklaşımdır. Eğer yapılan bu olsaydı söyleyecek bir şeyimiz olmazdı. Kimseye otuz yıl önce savunduğu düşünceleri bugünde savunmadığı için suçlamada bulunmak doğru olamaz. Ancak tarihi gerçeklerle bu denli oynayarak zorlayıcı tespitlerde bulunmak ve bunu kürt halkına kabul ettirme çabasına girmenin doğru tanımı, tarihini inkar etmektir. 20. yüzyılın ilk yarısına tekabül eden Kuzey Kürdistan’daki Kürt isyanlarının kimler tarafından nasıl bastırıldığını bilmeyen var mı?Hala o isyanların canlı tanıkları yaşıyor. Buna rağmen Kemalizm’e ilişkin bu tespitlerde bulunmak, akla bazı soruları getiriyor. Peki madem Kemalizm buyduysa otuz yıllık direniş niye? Binlerce halk evladı neden şehit verildi, 4000 bin Kürt köyü neden viran oldu. Binlerce faili meçhul, yaralanma vs. vs.. Tüm bunlar niçin yaşandı. PKK anti-Kemalist bir hareket olarak doğdu ve ulusal bir yükselişe yol açtı. Kemalizm’i böyle tanımlamak PKK ve otuz yıllık direnişini inkar etmek değimlidir? Tarih yaşanmış bir süreçtir. Acılarıyla, kahramanlıklarıyla, başarı ve başarısızlıklarıyla yaşayanların hafızalarına ve duygularına kazınmıştır. Konumuna ve keyfine göre tarihi yorumlayarak gerçekleri başka türlü göstermek imkansızdır. Birileri kendi adına Kemalizm’i doğru yada yanlış bulabilir. Ama bunu bir halk adına söyleyip kabul ettirme çabasına girmek o halka yapılacak en büyük kötülüktür. PKK liderliği böyle bir kötülüğü yapmaktadır. Bir halka Katlini Sevdirme çabasına girmektedir. Kabul edilmesi mümkün olmayan bu değerlendirmeler ne yazık ki, henüz belli bir Kürt kitlesinde, aydın ve siyasetçisi tarafından savunulmaktadır. Yeri gelmişken iki tür yaklaşımdan söz etmek istiyorum. Bir resim tablosu düşünün. Kimileri önce resme bakar ve iyi yada kötü yapılmış olduğuna karar verdikten sonra kim yapmış sorusuna cevap arar ve imzaya bakar. Kimileri ise resim tablosuna bakmadan önce kim yapmış diye imzaya bakar. Ve eğer kendisince kabul görmüş bir imza varsa hemen resme iyi der. Birinci yaklaşım eyleme göre sahibine puan verir, ikinci yaklaşımda ise sahibine göre eylemine puan verir. Maalesef Kürtlerin önemli bir kesiminde etkili olan yaklaşım ikincisidir. ”Ben Yanlışlarının da militanıyım” diyenler oldukça, PKK liderliği bu vb. kabul edilmez değerlendirmeler yaparak Kürt halkına empoze etmeye devam edecektir. Ancak kendisine ve yaşadığı dünyaya ilişkin gerçekleri sorgulama bilincine ulaşan milyonlarca kürt yurtseveri, aydın ve siyasetçisi kimden ve nerden gelirse gelsin, hayır ve evet deme gücü ve iradesine kavuşmuştur. Sevindirici olan ve geleceğimizi belirleyecek olanda budur. Kemalizm’in Kürtleri kullandığı doğrudur ama kurtardığı akıl almaz bir çarpıtmadır. Her Kürt yurtseveri bu gerçeğin bilincindedir. Artık Kürt halkını Sürü-çoban benzetmelerine uygun yönetmeye kalkışmak, bu halkın yaşadığı gelişmeleri yadsımak anlamına gelir. Ne halkımız sürüdür ne de yönetenler çobandır. Yapılanlar, Türk Genel Kurmayınca oluşturulan bir konseptin Kürt özgürlük hareketine adım adım uygulanarak başarılma çabasının ayrılmaz parçasıdır. Otuz yıllık direnişin ortaya çıkardığı kazanımlar bitirilerek başa döndürülmek isteniyor. Ancak hesapta olmayan gelişmeler bu oyunu bozmuştur. Kürt yurtseverliği duruma el koymuş ve çözüme talip olmuştur. Kürt halkının özgür ve demokratik gelişimi açısından en tarihi gelişme budur. Ne var ki, henüz zayıf olan taraflar vardır. Yanlışa hayır demek kadar, doğru ve savunulması gerekene evet demeyi yüksek sesle dillendiremeyen büyük bir sessiz çoğunluğa sahibiz. Bu durum Kürt ulusal kazanımlarını kemalizm’e entegre etmek isteyenlere zaman kazandırmakta ve ömürlerini uzatmaya imkan vermektedir. Bunu aşmaya cesaret etmek, yurtseverliğin olmazsa olmazıdır. Kürt yurtsever güçleri aynı amaca yönelik, yan yana ve kol kola yürümelidir. Birlikte yürümenin tek biçimi birilerinin öncü diğerlerinin artçı olması değildir. Yan yana ve kol kola olmak ve aynı istikamete yönelmek daha güzel olanıdır. 2004-11-28 http://www.welatparez.com Bu yazi hakkinda gorusunuzu belirtmek icin tiklayiniz Konuyu tartismak icin tiklayiniz |
"Bu millet (Turk) koyunun gen yapisina en yakin millet!"Yezdan HAT Dersén Kurdî 13Bu dersimiz de Isaret zamirlerini anlatacagiz.Bir nesneyi yada kisiyi gösterirken yada ona isaret ederken,isaret edilen nesne veya sahsin yakinda mi,uzakta mi,disi mi yoksa eril mi oldugunu bize ima eden sözcüklere ihtiyac duyulur her dilde.Tabi ismin yerine de kullanildigi için yine bunlara (Cînav) deriz ama görevleri itibariyle isaret zamiri deniliyor. International News2008-11-13
2008-11-11
2008-11-10
2008-11-09
2008-11-08
2008-11-07
2008-11-06
2008-11-05 Fatal error: Call to undefined function: tableheader() in /home/w/welatpar/www/articles/includes/page_bottom.php on line 32 |