Ana menu
|
Nizamettin Taş (Botan Rojhilat) Nasıl bir parti Kürt halkının “Demokratik Toplum Hareketine”değil, Yurtsever Demokratik bir partiye ihtiyacı vardır. Eski DEP milletvekillerinin öncülüğünde “Demokratik toplum hareketi” geliştirilmek isteniyor. Nasıl bir parti geliştirmek istedikleri konusunda değerlendirme yapmak için henüz erkendir. Ancak bilinen tek bir gerçek vardır. Kürt halkı yeni bir partiye ekmek ve su kadar ihtiyaç duymaktadır. Legal Kürt partilerinin siyasal mücadele serüveni yaklaşık on beş yılı bulmaktadır.Büyük zorluklar ve can bedeli karşılığında geliştirilen bu süreç, Kürt özgürlük mücadelesi açısından önemli kazanımlar yaratmıştır. Kürt halkının, en yiğit evlatlarının kanı ve tüm ulusun özverili çaba ve büyük emekleri sonucu kazanılan bu mevzilere sonuna kadar sahip çıkması ve sahiplenmesi gerekir. Hiçbir eksiklik, yanlış yaklaşım ve istismar pratiği; herhangi bir parti veya eğilimin -şu anda gasp edilmiş olsa bile- tekelinde olmayan ve olmaması gereken siyasal kazanımlara sahip çıkılmamasının gerekçesi olmamalıdır. Çünkü bu mevziler Kürt halkına aittir ve onun canını ve iradesini ortaya koyarak yarattığı kazanımlardır. Bir parti veya zihniyetin yaratılan bu değerleri gasp etmesi yüzünden Kürt halkının siyasal kazanımlarına sırt çevirmesi büyük bir hata olur. Bunu Kürt halkının düşmanları istemektedir. Kürt ulusunun değerlerine sırt çevirmiş bir zihniyetin başarısız uygulamalarda bulunarak, siyasal kurum ve kuruluşları gözden düşürmesi için özel bir çaba gösterilmektedir. Bu, Türk devletinin bir oyunudur. Yoksa belediyelerdeki yolsuzlukları bir günde açığa çıkararak teşhir yoluna veya tutuklamaya kalkışırlardı. Basit bir konuşmaya dahi en ağır cezaların verildiği bir ülkede bunca yolsuzluğa göz yumulmasının başka bir izahı yoktur. Türk devleti aynı yaklaşımı çok daha sistemli bir tarzda legal siyasal partiler karşısında göstermektedir. DEHAP yönetiminin başarısız pratiğini istismar ederek Kürt halkının kendi siyasal mevzi ve kazanımlarından uzaklaşmasını ve yönünü tekrar Türk partilerine çevirmesini hedeflemektedir. Bu konuda planlı bir çabanın gösterildiğinden hiç kimse şüphe etmemelidir. DEHAP yönetiminin mevcut duruşu buna zemin sunmaktadır. Kürt ulusunun amaç ve hedeflerinden uzaklaşan DEHAP yönetiminin izlediği politika yüzünden halkın her geçen gün safları hızla terk ettiğini ve partinin marjinal bir konuma düştüğünü görmektedir. Devlet bu ekibin üzerine gitmek yerine rant kapılarını sonuna kadar açarak palazlanmasını istemektedir. Bu konuda en azından objektif bir uzlaşmanın olduğu kesindir. Bunda Kürt halkının değil Türk devletinin çıkarları vardır. Çünkü Kürt halkının kazanımlarına kene gibi yapışan bu rantçı kesimlerin tekeline son verilmezse, önümüzdeki seçimlerde tüm belediyelerin kaybedilme ve legal partilerin siyaset sahnesinden silinme tehlikesi bulunmaktadır. Türk devleti ve legal kurumlar üzerinde tekel kurmuş olan rantçı kesimlerin oyunlarına düşmeden, Kürt halkının ulusal kazanımlarına sahip çıkmak gerekir. Cezalandırılması gereken ulusal demokratik kazanımlar değil, bu kurumları kendi çıkarları için pervasızca kullanan rantçı-tekelci zihniyettir. Bunun için acil yapılması gereken görevler vardır. Kürt siyaseti yeniden canlanma sürecine girmektedir. Ulusal, bölgesel koşullar siyasal atılım için son derece elverişlidir. AB’ye giriş tarihi alınırsa legal örgütlenme önündeki tüm engeller giderek kalkacaktır. Irak ve Güney Kürdistan’da meydana gelen gelişmeler ulusal birliğin sağlanması açısından oldukça güçlü bir zemin yaratmaktadır. Klasik anti-emperyalist söylemlerin tuzağına düşmeden Kürt halkının her parçada Geliştirilmiş Orta Doğu projesine destek sunması gerekir. Çünkü ulusal imha ve inkarın aşılması ancak bu projenin geliştirilmesi ile mümkündür. Amerika’da yapılan seçim bu projenin geliştirilmesini dört yıllığına garantiye almıştır. Kürt halkı buna denk düşen bir ulusal strateji çizmek zorundadır. Ulusal birlik stratejisini besleyen yaratıcı taktiklerin geliştirilmesi halinde, önümüzdeki yıllar; Kürt halkının yüzyılını yaratmada mihenk taşı olur. Bu tarihsel fırsatın kaçırılması halinde ise sonu belirsiz olan çok tehlikeli bir sürecin yaşanmasına yol açar. Türkiye’de geliştirilmekte olan yeni partileşmenin bu bağlamda ele alınması gerekir. Birkaç isim değiştirdikten sonra en son DEHAP adını alan legal Kürt partileşmesinin, çok önemli kazanımlar elde etmesine rağmen, gelinen aşamada tamamen tıkandığını tüm siyasal çevreler teslim etmektedir. Yeni bir parti geliştirilirken on beş yıllık mücadele sürecinin deneyimlerinden yararlanılacağı açıktır. Legal partileşme süreci başladığı andan itibaren, her türlü baskı ve katliama rağmen Kürt halkının açık desteğini almıştır. Ancak partilerden istenen performans bir türlü sergilenemediği için, Kürt özgürlük mücadelesi her seferinde seçim barajına çarparak parlamento arenasına taşırılamamıştır. Kürt halkının seçmen sayısı on milyondan aşağı değildir. En son seçimde iki milyona yakın bir oy alındı. Bu rakam seçmen sayının beşte birine tekabül etmektedir. Önemli belediyelerin bir kaçı kaptırıldı ve en önemlisi önümüzdeki seçimlerde çoğunun kaybedilme tehlikesi bulunmaktadır. Mevcut tablo DEHAP’ın Kürt potansiyeli içerisinde marjinal bir konumu temsil ettiğini açıkça göstermektedir. Hiç kimse devletin engellemelerinden dolayı veya Kürt halkının ulusal bilinçten yoksun bir profil çizdiği için seçim barajının aşılamadığını söyleyemez. Bu konuda var olan engel ya da nedenlerin belirleyici olmadığı açıktır. Belediyelerin kaybedilme ve DEHAP’ın marjinal konumda kalmasının daha başka nedenleri vardır. DEHAP dahil legal planda örgütlenen tüm Kürt partilerinin kimlik sorunu bulunmaktadır. Oluşturulan partilerin hiçbir zaman açık kimlikleri olmadı. Kimliksizliğin devletin baskılarından ve anayasal kısıtlamalardan kaynaklanan nedenleri vardır. En azından bunu başlangıçta belirleyici olduğunu tespit etmek zor değildir. Ancak daha sonra işin rengi değişmiştir. DEHAP yüzde doksan dokuz Kürt kitlesine dayanmasına rağmen kendisini Türkiye partisi saymaktadır. DEHAP tarzında bir Türkiye partisine ihtiyaç yoktur. Türkiye’de Kürt orijinli bir partiye ihtiyaç vardır. DEHAP yöneticilerinin bunu yalanlamaya kalkışması, Türk devlet yetkililerini ikna etmediği gibi Kürt halkını rencide etmektedir. Kürt halkının DEHAP’a yeterince oy vermemesinin en temel nedeni parti yönetiminin bu bel kemiksiz duruşudur. Kendi ulusal kimliğine açıkça sahip çıkmayan bir partiye halkın güven duyması oldukça zordur. DEHAP ideolojik açıdan belirgin bir felsefeye sahip değildir. Aslında kendisine ait yaklaşımı yoktur. İthal bir ideolojiye mahkum edilmiştir. Türk ordusu tarafından dikte ettirilen ve Kürtleri kimliksiz olarak Türk devletine entegre etmeyi amaçlayan bir yaklaşımı istemediği halde savunmak zorunda bırakılmıştır. Bu bir çelişkidir. İnanmadığı bir ideolojiyi savunmak zorunda kalan DEHAP yönetimi; Kürt halkının binlerce şehit vererek oluşturduğu ulusal bilinci muğlak hale getirmiştir. Demokratik Cumhuriyet tezi Kürt ulusal kimliği açısından bir değer ifade etmemektedir. Kürt ulusal kimliğini inkar politikasının değişik bir versiyonudur. Kürt ulusal bilincini içeriğinden boşaltarak Türk devletine yama etmekten başka bir amaç taşımamaktadır. Kürt halkının kendi ulusal kimliğini inkar anlamına gelen bu tezi kabul etmesi mümkün değildir ve bunu asla benimsemediğini son seçimde açıkça göstermiştir. Legal Kürt partilerine hiçbir zaman kendi rüştünü ispatlama imkanı verilmemiştir. Yasaklandıkları için değişik isimler almak zorunda kalan tüm partiler PKK’nin legal platformdaki uzantısından başka bir işlev görmemiştir. PKK ve onun önderliği tarafından her zaman bu partilere müdahale yapılmış ve yapılmaya devam edilmektedir. Yapılan müdahalelerin demokratik hiçbir içeriği yoktur. İzlenmesi gereken politika ve uygulanması istenen kararların tümü üstten dikte ettirilmektedir. Kendi başkan ve önde gelen kadrolarını dahi seçme özgürlüğü tanınmamış ve tanınmamaktadır. Elinde uygulama inisiyatifi bulunmayan bir partinin rüştünü ispat etmesi ve halka güven vermesi mümkün değildir. Parti yöneticileri bu duruma ya tepki göstererek alınan kararları - sulandırmak şartıyla- hayata geçirmekten vazgeçmiş ya da hiçbir değer katmadan dalkavukluk yolunu tercih etmiştir. Uzaktan kumanda yönetimi, legal Kürt partilerini rant kapısı haline getirmiştir. Siyasetin ve parti yönetimlerinin bu kadar kirlenmesi, yozlaşmanın, yolsuzluğun ve hizipleşmenin tüm Kürt kurumlarını sarmasının temel nedeni bu tekelci zihniyettir. Bu mantık aşılmadan Kürt cephesinde sağlıklı bir demokratik yapılanmanın geliştirilmesi mümkün değildir. DEHAP tüm Kürt kitlesini kucaklamaktan uzak bir pratik sergilemiştir. Kürtlerin birliğini sağlamak için çok az çaba sarf ederken, bütün enerjisini sonuç vermeyeceği kesin olan marjinal sol gruplar ile ittifak yolunda harcamayı tercih etmiştir.Tekelci bir zihniyet ile hareket ettiği ve yurtsever bir çizgi izlemediği için diğer Kürt grupları mesafeli davranmış ve milyonlarca kitle destek vermekten uzak durmuştur. DEHAP’ın marjinal bir konumda kalmasının esas nedeni demokratik yurtsever bir çizgiyi savunmaması ve kendisinden başka hiçbir partiye yaşam hakkı tanımayan tekelci zihniyeti Kürt siyasetine egemen kılmasıdır. Legal Kürt partileri bir takım gelenekler yaratmasına rağmen, gerçek anlamda hiçbir zaman demokratik bir yapılanmaya kavuşmamıştır. Demokrasinin olmadığı partilerde mevcut potansiyelin harekete geçirilmesi ve enerjisinin güce dönüştürülmesi oldukça zordur. Nitekim her türlü baskıya göğüs geren son derece öz verili bir halk desteği ve on binlerce militan kadrosu bulunmasına rağmen DEHAP’ın açılım yaptığı sahalar çok dar, siyaset üzerindeki ağırlığı sınırlı ve çalışmalarında elde ettiği verim son derece kısırdır. DEHAP gücü ile orantılı bir konuma sahip değildir. Halk desteğini güce dönüştürmede en yeteneksiz partilerin başında gelmektedir. DEHAP mevcut konumu ile kitle gücünden daha büyük bir küskünler ordusu yaratmıştır. Geride kalanların hizipçilik, yolsuzluk ve yozlaşma yüzünden isteyerek çalıştığı söylenemez. Yönetimlere duyulan tepki ve yapılan hatalardan dolayı on binlerce yurtsever çalışmaktan vazgeçmiştir. Kürt siyaseti en heyecansız dönemini yaşamaktadır. DEHAP Kürt toplumunun taleplerini karşılamaktan uzak bir pratik sergilemektedir. Politikada yeteneksiz olduğunu kanıtlayarak yurtsever demokratik hareketin kaosa sürüklenmesine neden olmaktadır.Her geçen gün kitlelerden biraz daha tecrit olduğu için giderek bir enkaza dönüşmektedir. Mevcut yapısı ile ulusal demokratik mücadeleye öncülük yapması mümkün değildir. Bu açıdan DEHAP’ın aşılması temelinde yeni bir parti örgütlenmesine şiddetle ihtiyaç vardır. Türkiye’de geliştirilmek istenen yeni partinin geçmişin deneyimlerinden bu ve buna benzer birçok konuda ders çıkarması gerekir. Ancak geliştirilmek istenen yeni partinin bu tarzda sonuç çıkarmadığı anlaşılmaktadır. Yeni partileşmeye negatif bakmamız için sadece ismi yeterlidir. Demokratik Toplum Hareketi bir Kürt partileşmesi değildir. Kürt halkı açısından şu anda demokratik toplum hareketine değil yurtsever demokratik bir partiye ihtiyaç vardır. Kemalistler tarafından dikte ettirildiği için bu arkadaşlarımız ya demokratik toplum hareketinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar ya da sadece talimat ile hareket ettikleri için çözmek istedikleri sorunu inkara kalkışıyorlar. Eğer gerçekten demokratik toplum hareketini geliştirmek istiyorlarsa o zaman sadece Kürtlerin içinde yer aldığı bir parti değil, Türkiye eksenli bir hareket veya buna yakın düşünceleri savunan kurulu partilerden birisi içinde yer almaları gerekiyordu. Demokratik toplum hareketini geliştirmek isteyen kadro bileşimi Türkiye’yi demokratikleştirecek nicel ve nitel birikimden yoksun profile sahiptir. Kurucu kadrolarının yüzde doksan dokuzu Kürtlerden oluşmuş bir partiye on Türk veya diğer azınlıklardan insanların destek vereceğini sanmak için ağır bir sübjektivizm hastalığına yakalanmak gerekir. Türkiye adına içten, inanılarak yola çıkılmışsa o zaman bu hareketin Türk ve diğer azınlıkları temsil eden demokrat unsurlarla birlikte kurulması daha doğru olurdu.- Veya bir çok sol-demokrat örgüt var, onlardan birine ya da birçoğunu birleştirerek hareket etmek daha sağlıklı olurdu- Fakat bu tarzda hareket edilmediği görülmektedir. Türkiye adına hareket edilmesine rağmen sadece Kürtlerin katıldığı bir parti oluşturulmaktadır. Kürtlerin kurduğu bir partiye Türk halkı destek vermeyeceği için geliştirilmek istenen hareket kendisini daha başından itibaren marjinal kalmaya mahkum etmiştir. Başarısız kalacağı kesin olan bu tarz bir partileşmeye ne ihtiyaç vardır ve ne de doğrudur. Yanlışlık bu partinin sadece Kürtlerden oluşması değil, Türkiye adına hareket etmesinden kaynaklanmaktadır. Bu kuruluşa yön veren mantığın kendisi Kürt gerçekliği ile çelişmektedir. Kürt halkı yurtsever demokrat bir partiye ihtiyaç duymaktadır. Bu partinin temel amacı Kürt sorununu çözmek olmalıdır. Demokrasiyi Kürt zeminine ve onun çözümüne oturtmayan hiçbir hareket halktan gereken desteği bulamaz. Demokratik toplum hareketinin böyle bir işlevi ve amacı yoktur. Kürt inkarının değişik bir versiyonu olan demokratik cumhuriyet tezine dayanmaktadır. Demokratik cumhuriyet ve demokratik toplum hareketinde Kürt kimliği ve Kürt probleminin çözümü yoktur. Bu tez ulusal kurtuluş bilinci ve mücadelesini revize etmekten başka bir anlam taşımamaktadır. Kurulacak partinin her şeyden önce yurtseverlik bilincini muğlaklaştıran ve Kürt sorununun çözümünü belirsiz kılan ithal mantıktan kurtulması gerekir. Halkın ihtiyaç duyduğu Kürt orijinli bir partidir. Amaç ve hedeflerini tamamen bu eksene oturtmalıdır. Programında Kürt sorununun çözümünü açık ve net bir biçimde formüle etmeli ve diğer tüm sorunların çözümünü Kürt probleminin çözümüne bağlamalıdır. Kurulacak parti yurtseverlik çizgisini esas almalıdır.Bir sınıf partisi veya ideolojik parti değil, Kürt halkının tüm katmanlarını esas alan ve her kesimi kucaklamayı hedefleyen bir programa sahip olmalıdır. Tüm Kürt parti ve gruplarına eşit mesafede davranmalı, tekelci bir zihniyet ile hareket etmemeli ve ulusal birlik esprisini esas almalıdır. Kürt nüfusunun beşte birinin siyaset dışında olduğunu bilerek çalışmalı ve bu kesimlere açılmayı olmazsa olmaz kabilinde hedeflemelidir. Yurtsever demokratik hareket uzaktan kumanda ile yönetilemez. İçişlerine müdahaleyi kimden gelirse gelsin kesinlikle red etmelidir.Kendini yönetme rüştünü ispatlamayan bir partinin halka öncülük yapması ve halkın güven duyması mümkün değildir. Müdahalenin her biçimine karşı çıkmalı ve tamamen inisiyatifli davranmalıdır. Partiler siyasal amaçları gerçekleştirmek için kurulurlar. Demokratik toplum örgütleri veya şu hareket, bu kol adına partinin içişlerine müdahale edilmesi ve kota ayrılması doğru bir yaklaşım değildir. Bu tarz müdahalelerin önü alınmazsa kurulacak parti DEHAP’ta olduğu gibi bir hizipler yığınına dönüşür. Türkiye’de kurulacak Kürt partisinin kelimenin gerçek anlamında demokratik bir yapıda olması gerekir. Halka dayanması ve taban hareketi biçiminde geliştirilmesi, başarılı olmasının ön koşuludur. Kesinlikle bir emek hareketi olmalıdır. Hak eden kazanmalı ve yaratıcı çalışmayı geliştiren herkesin önü sonuna kadar açılmalıdır. Parti organları ve kadro yapısına sonuna kadar çalışma inisiyatifi verilmeli ve yersiz müdahaleler asla yapılmamalıdır. Atama ve görevden almalar yönetime bırakılmamalı, demokratik mekanizmalar işletilerek seçim sistemi esas alınmalıdır. Halkın çalışması önünde engel teşkil eden tüm sorun ve mekanizmaların kaldırılması gerekir. Halk mutlak anlamda denetim organı olmalı, bunun mekanizmaları oluşturulmalı ve başarısız olan, yolsuzluk yapan, rant peşinde koşan kişi veya örgütlerden hesap sormanın yolu açık tutulmalıdır. Bu temelde kurulacak bir partinin Kürt halkının ihtiyaçlarına cevap vereceğine, halkın tüm gücü ile eskisinden çok daha fazla destek sunacağına ve Kürt sorununun ancak bu temelde çözüme kavuşacağına yürekten inanıyoruz. Halkının demokratik toplum hareketine değil, Kürt partisine ihtiyacı vardır. Milyonlar bunun derin heyecanı içerisindedir. Kürt partisini geliştirmek isteyen her yurtseverin çabasına büyük değer biçmekteyiz. Onlara destek sunmak ve hizmet etmek için elimizden gelen çabayı esirgemeyeceğimizi peşinen belirtmek istiyoruz. 2004-11-20 http://www.welatparez.com Bu yazi hakkinda gorusunuzu belirtmek icin tiklayiniz Konuyu tartismak icin tiklayiniz |
"Bu millet (Turk) koyunun gen yapisina en yakin millet!"Yezdan HAT Dersén Kurdî 13Bu dersimiz de Isaret zamirlerini anlatacagiz.Bir nesneyi yada kisiyi gösterirken yada ona isaret ederken,isaret edilen nesne veya sahsin yakinda mi,uzakta mi,disi mi yoksa eril mi oldugunu bize ima eden sözcüklere ihtiyac duyulur her dilde.Tabi ismin yerine de kullanildigi için yine bunlara (Cînav) deriz ama görevleri itibariyle isaret zamiri deniliyor. International News2008-11-13
2008-11-11
2008-11-10
2008-11-09
2008-11-08
2008-11-07
2008-11-06
2008-11-05 Fatal error: Call to undefined function: tableheader() in /home/w/welatpar/www/articles/includes/page_bottom.php on line 32 |