Ana menu
|
KÜRT HALKINA VE SİYASAL GÜÇLERİNE Siyasal yenilenmeyi başaralım, çözüm hamlesini gerçekleştirelim! Kürt sorununun demokratik çözümünün koşulları olgunlaşmakta ve olanakları artmaktadır. Çözüm siyasal kaosa rağmen gündemdeki yerine korumaktadır. Derinleşen kaos siyasetin yenilenmesini dayatırken hızlanması kaçınılmaz gelişmeler, eskinin aşılmasını daha da yakıcı hale getirmektedir. Gerek iç gerekse dış gelişmeler eskinin aleyhine, yeninin lehine bir seyir izlemektedir. Kürt siyasetinin egemen yapılarının yenilenme adına geliştirdikleri, güç toplama manevraları sonuç vermemektedir. "Demokratik toplum hareketi" bunun açık ifadesidir. Söz konusu girişim komaya giren hastayı yaşama döndürme operasyonu işlevini görmekte, kaosu aşma yerine derinleşmesinin getirecektir. Ortadoğu da statükocu güçlerin zayıflaması ve demokratik gelişmesinin etkinlik kazanması süreci hızlanacaktır. ABD de yapılan seçimlerin George Bush'un zaferiyle sonuçlanması, Ortadoğu'ya yönelik müdahalenin derinleşerek kapsamlılaşmasına yol açacaktır. Statükocu güçlerin direncine karşı müdahale yeni bir hamle içine girecektir. Bugüne kadar katılım sağlamayan ve bir ölçüde muhalefet tutumunu benimseyen AB ülkeleri müdahaleye katılım göstereceklerdir. Diğer taraftan isteksiz davranan bir çok güç daha gayretkeş olacaklardır. Böylece uluslararası koalisyon genişlerken müdahalenin etkinliği artacaktır. Belirsizliğin sona erdirilip demokratik değişimin egemen kılınması uluslararası güçlerin üzerinde anlaşacakları konsept olması zorunluluğu vardır. Bu durum Türkiye, Irak, İran, Suriye ve Kürdistan da statükocu yapıların varlıklarını sürdürme zemini iyice zayıflayacaktır. Aynı zamanda halkların demokratik seçeneği ivme kazanacaktır. Süreç demokratik güçlerin egemenliğiyle sonuçlanacaktır. Siyasal, diplomatik, askeri ve ekonomik boyutlarda yoğunlaşacak mücadele; Türkiye de statükocu güçlerle demokratik güçler arasındaki ikili iktidar durumunu demokratik seçenek lehine değiştirecektir. AB ile görüşmelerin başlanmasına kadar verilmesi halinde demokratik seçenek kesin biçimde etkinlik kuracaktır. Türkiye'nin statükocu yapıları alabildiğine gerileyerek pasif savunma konumuna düşeceklerdir. Bununla birlikte Kürt siyasetinde statükocu yapılar da büyük kan kaybına uğrayacaklardır. Yenilikçi demokratik gelişme için ortam sonuna kadar aşılacaktır. Kısa vadede siyasetin demokratik yenilenmesinin büyük fırsatlarına kavuşulacaktır. Gerisi bu fırsatların doğru politikalar temelinde yoğun çabalarla değerlendirilmesine kalacaktır. Daha şimdiden geniş tabanlı siyasal kitle partisinin kuruluşunu gerçekleştirmek amacıyla Demokratik Yurtsever Hareketini başlatmak doğru tutum olacaktır. Süreç içinde siyasal partiye dönüşecek Demokratik Yurtsever Hareket gelişmelerin dayattığı ihtiyaçtır. Kürt kimliğini cesaretle sahiplenen, program ve işleyişinde demokratik kriterleri esas alan, halkın bütün kesimlerini kucaklayan, uluslararası topluluğun demokratik girişimleriyle uyumu başaran ve siyasette şiddeti red eden bu hareket Kürt sorununun çözüm ihtiyacına cevap verecektir. Kürt siyasetinin kaostan kurtulmasının yoluda doğmatik solun "yeniden yapılanma" sloganıyla toparlanma manevralarından değil, Demokratik Yurtsever Hareketin geliştirilmesinden geçer. Bu konuda temel yaklaşımları doğru belirlemek büyük önem taşır. 1- Kürt sorununun çözümünde net bir programı ortaya koymak gerekir. Çözüm programı ne ayrılıkçılığı nede birlik adına inkarcılığı ve imhayı amaçlamalıdır. Demokratik birliğe dayanan program Kürt halkının bütün haklarını içermelidir. Kürt dilinin, Kürtçe eğitim ve kültürün sınır konulmadan özgür gelişimine fırsat tanıyan, Kürdistan da ekonomik ve sosyal kalkınmayı hedefleyen, bireyin hak ve özgürlüklerini içeren, idari alanda ise genel iktidarla yetkileri paylaşan, güçlendirilmiş yerel iktidarlar düzenlemesini öngüren bir program çözümü mümkün kılacaktır. Genel anlamda demokratik hak ve özgürlüklerin kabulü sadece çözüme ortam yaratır. "Demokratik Cumhuriyet" tanımlanmasıyla birlikte bu yönlü istemler, bir programla tamamlanmadığı müddetçe çözüm adına bir anlam ifade etmezler. Tam tersine kendi başına ele alınmaları halinde Kürt halkının inkarına ve imhasına hizmet ederler. Devletin yeni konsepti böylesi özelliklere sahipken bunu Kürt özgürlük hareketine benimsetmenin çabaları yürütülüyor. Nitekim özgürlük hareketinin bir kesiminin izlediği çizgi bu doğrultuya oturtulmuştur. Kürt sorununda çözüm programı olmayan bir "Demokratik Cumhuriyet" inkar ve imhanın ince yöntemlerle sürdürülmesidir. Gerçek devlet gerek içte gerekse dışta bir çok çevre tarafından özgürlük hareketine dayatılan bu tehlikeyi etkisiz kılmak için konulan çerçevede bir programla hareket etmenin zorunluluğu vardır. 2- Kürtleşmek, ulusal kimliği sahiplenmek ve bunun anayasal kabulünü sağlamak için diğer bir boyutudur. Kürt halkı adına siyaset yapmak yurtseverlik değerlerini savunmakla mümkündür. Ulusal hak ve özgürlüklerin elde edilmesi, bunların kurumsal ve anayasal güvencelere kavuşması hala gündemdeki yerini korumaktadır. Bundan çıkarılması gereken sonuç; demokratik değerlerin yanısıra yurtseverlik değerlerinin büyük önem taşıdığıdır. Nereden bakılırsa bakılsın geçmişte olduğu gibi bugün ve yakın gelecekte Kürt siyasetinin merkezinde yurtseverlik belirleyici yerini korumak durumundadır. "Türkiyelileşmek" veya "Özgür yurttaşlık" imha politikalarının günümüze uyarlanmış biçimidir. Özgürlük hareketinin saflarında bu eğilimin etkinliği, çözümü engellemekle kalmayacak kaosun derinleşmesiyle birlikte tasfiyeyi getirecektir. Kürtsüz demokrasiyi esas alan "Türkiyelileşmek" veya Özgür yurttaşlık" hareketi özgür geleceği değil geçmişin inkarı ve imha konseptinin günümüze taşınmasını ifade etmektedir. Kürt siyaseti yeniden yapılandırılırken yurtseverlikle demokrasinin buluşması için özünü oluşturur. Kürtleşmek ve özgür Kürt'de gerçek anlamına kavuşan yurtseverlik temel doğrultu olarak ele alınırsa başarı kesinleşir. 3- Demokratik siyasal mücadelenin başarısı en geniş kesimleri kucaklamaktan geçer. Dolayısıyla çözüm sürecinde toplumsal dinamiklerin bir bütünen harekete geçirilmesi acil görevdir. Kürt toplumunun %20'lik kesimiyle yetinmek ciddi mesafeler aldırtmaz. Hala siyasal mücadelede aktifleşen kesim %20 civarındadır. Sorun, bu aktif kesim üzerinde nasıl siyaset yapılacağı değil ulusal platformun dışında bulunan %80'ler civarındaki kitledir. Bu kadar hep azınlığı oluşturan aktif kitle üzerinde yapıldı. Bunun kavgası yapıldı. Kimse yeni kitlelere açılma gereği görmedi. Geniş kesimleri ulusal platforma çekecek siyasetler belirlenmediği gibi örgütleme çabaları da yürütülmedi. Açılım adına gündemleştirilen politika "Türkiyelileşme" oldu. Bu politika bir taraftan Kürt yurtseverliğini zayıflatırken diğer taraftan Kürt toplumundan kopuşu getirdi. Türk halkı içinde bir etki yaratmakta sözkonusu olmadı. Ancak iflas eden tüccarlar konumuna düşmüş az sayıdaki doğmatik solcunun kıymeti-harbiyesi olmayan sempatisi kazanıldı. Daha doğrusu Kürt özgürlük hareketi bu doğmatik solcuların esiri durumuna düşürüldü. Onlar esir aldıkları özgürlük hareketini iflasa sürüklediler. Nasıl ki kendileri iflas etmişlerse özgürlük hareketini de iflasın batağına çektiler. Gelinen noktada bu duruma kesin biçimde son vermek, yurtseverlik zemininde Kürt toplumunun bütün kesimlerini uygun politikalar belirleyerek kazanmak ve Kürt siyasi çevreleriyle ittifak yapmak zorunluluğu vardır. Doğmatik solun yerine ulusal güçlerle ittifak, "Türkiyelileşmek" yerine "Kürtleşerek" halkımızın büyük potansiyelini harekete geçirmek yeni siyasal oluşumun doğrultusu olmalıdır. 4- Kürt siyaseti yeniden yapılanırken demokratik kriterlerin bir gereği olarak her türlü şiddetin mahkum edilmesi şarttır. İçine ve dışına yönelik şiddet meşru değildir. Özellikle siyasi cinayetler ve terörizme açık biçimde karşı çıkılması önemlidir. Demoklesin kılıcı misali şiddetin tehdit olarak sürdüğü ve meşru görüldüğü bir ortamda demokratik siyaset yapılamaz. Yeni siyasal oluşum hem siyasi şiddeti hemde terörizmi mahkum etmelidir. Bu konuda kesin ve kararlı bir duruş içinde olmalıdır. 5- Demokratik siyaset müdahaleleri kabul etmez. Geride kalan süreçte Türk ordusunun taklit edercesine Kürt siyaseti pkk'nin yoğun müdahalelerine tanık olmuştur. HEP'ten en son DEHAP'a kadar yasal siyasal mücadeleye her düzeyde müdahale edilmiştir. Parti başkanı dahil kimin hangi görevi alacağı ve ne yapacağı birileri tarafından belirlenmiştir. Bugün aynı müdahaleler Kongra-Gel tarafından yapılmaktadır. Müdahaleler yasal siyasal çalışmaların kişilik kazanmasını, politika üretimini ve gelişmeyi olumsuz yönden etkilemiştir. Üst yönetimden tutalım çeşitli faaliyetlerin koordinasyonlarının kendi cephelerinde müdahaleler yapmaları siyasetin demokratikleşmesini felç etmiştir. Daha da önemlisi çalışmalarda sorumsuzluk ve karışıklık başını almış yürümüştür. Önümüzdeki dönemde bütün müdahalelerin son bulması yaşamsal öneme sahiptir. Kongra-Gel'in önderliği de dahil hiç kimse yasal siyasete müdahale hakkını kendisinde görmemelidir. Meşru sınır görüş ve öneriler sunmak olmalıdır. Bunun ötesine geçen girişimler gayrı meşru kabul edilelerek tavır konulmalıdır. PWD siyasetin demokratik yapılanmasını bu temel yaklaşımlar çerçevesinde ele almaktadır. Buna uygun düşen girişimlere güç ve destek vermeyi görev bilmektedir. Diğer taraftan "Demokratik Toplum Hareketi" adıyla yapılan girişimi başarısızlığı kanıtlanmış eskinin tekrarı olarak değerlendirmektedir. Girişimin dayandığı mantıkta yenilik sözkonusu değildir. Yapılan girişimle amaçlanan iflası yaşayan doğmatik çizginin toparlanmasını sağlamaktadır. Bu girişim ne politikalar ne de yönetim ve çalışma tarzında yenilik içermektedir. Eskinin yavan bir tekrarı olduğunu söylemek mümkündür. "Demokratik Toplum Hareketi" marjinal kalmaya mahkumdur. Kürt halkından ve uluslararası topluluktan destek bulamayacaktır. Çözüm yolunda zaman kaybına ve tıkanmalara neden olması kaçınılmazdır. Yapılması gereken girişim, Demokratik Yurtsever Harekettir. Örgütsel hareketinin sorumlu siyasi güçlerinin, siyasi çevrelerinin ve siyasi şahsiyetlerinin önünde böylesi bir girişimi başlatma görevi durmaktadır. Halkımızı, yurtsever örgüt, çevre ve şahsiyetleri kısa vadede partileşerek Demokratik Yurtsever Hareketini başlatmaya çağırıyoruz. 8 Kasım 2004 PWD Parti Meclisi 2004-11-08 http://www.welatparez.com Bu yazi hakkinda gorusunuzu belirtmek icin tiklayiniz Konuyu tartismak icin tiklayiniz |
"Bu millet (Turk) koyunun gen yapisina en yakin millet!"Yezdan HAT Dersén Kurdî 13Bu dersimiz de Isaret zamirlerini anlatacagiz.Bir nesneyi yada kisiyi gösterirken yada ona isaret ederken,isaret edilen nesne veya sahsin yakinda mi,uzakta mi,disi mi yoksa eril mi oldugunu bize ima eden sözcüklere ihtiyac duyulur her dilde.Tabi ismin yerine de kullanildigi için yine bunlara (Cînav) deriz ama görevleri itibariyle isaret zamiri deniliyor. International News2008-11-13
2008-11-11
2008-11-10
2008-11-09
2008-11-08
2008-11-07
2008-11-06
2008-11-05 Fatal error: Call to undefined function: tableheader() in /home/w/welatpar/www/articles/includes/page_bottom.php on line 32 |