Ana menu
|
Hıdır Yalçın (Serhat) Bu tarih yeniden yaşanmıyacak, ama yeniden yazılacaktır Kürt siyasetine yeni bir renk daha katıldı.Kürt toplumunun ve siyasetinin demokratikleştirilmesi ve Kürt sorununun çözümünü temel misyonu olarak belirleyen PWD kuruluşunu resmen ilan etti.21-26 Ekim 2004 tarihleri arasında gerçekleşen Partiya Welatparezen Demokraten Kurdistan Kurucular Kurulu Toplantısı,halkımızın geçmişini ve geleceğini ilgilendiren çok önemli konuları tartışarak karara bağladı. Kurucular Kurulu Toplantısının tartışıp karara bağladığı en önemli konulardan biri de PKK,Kongra-Gel le özdeşleştirilen Özgürlük hareketi tarihinin bilimsel temelde yeniden yorumlanması ve yazımıdır.PWD bu konuya ilişkin kararını dayandırdığı gerekçesiyle birlikte kamuoyu ile paylaşacaktır.Bilimsel bir yaklaşımla ve verilere dayalı doğru bir tarih analizi sadece geçmişi aydınlatmak açısından değil,günümüzü ve geleceği doğru tanımlamak bakımından da oldukça hayatidir.Bugün kürt siyaset cephesinde yaşanan muğlaklığın ve kavram kargaşasının netleşmesinin de önemli bir ayağını bu konu oluşturmaktadır. Tarihin hep egemen güçlerin çıkarlarına uygun yazıldığı doğru bir tesbittir.Ancak bir başka doğru daha vardır.O da tarihi yaratmada gerçek emeğin sahibi olanların buna sahip çıkma gücü ve iradesini göstermemeleri,egemen güçlerin tekeline yol açmıştır.Bu gerçeği çok somut olarak Kürt Özgürlük hareketi sürecinde yaşamaktayız.Bu gidişata dur deme kabilinde bir nokta koymak gerekiyor.İşte PWD nin aldığı kararın böyle bir özelliği vardır. Hiç şüphesiz tarihi durdurmak ya da başa dönüp yeniden yaşamak imkansızdır.Eğer bu mümkün olsaydı yapılacak en doğru şey Kürt özgürlük hareketini yanlışlarından ve günahlarından arındırarak yeniden yaratmak ve yazmak olacaktı.Tabi mümkün ve gerekli olan bir şey var,bu tarihi bilimsel bir yaklaşımla yeniden yazmak,gerçekleri yerli yerine oturtmak ve herşeye hakkını vermektir.Yine en azından bundan sonrasını temiz,adeletli ve bilimsel temelde yaşamak ve yazmak..... “Yoktan varettim” zihniyetiyle ve tanrı kral ekseninde ele alınıp yazılan resmi PKK tarihi anti bilimseldir ve gerçekleri yansıtmaktan uzaktır.”Yoktan var etmek Tanrılara Mahsustur derler” ya.Bu zihniyetle kürdü yarattığını iddia etmek daha başlangıçta kürdün geçmiş isyan ve direniş tarihini inkar etmektir.PKK yoktan var etmemiştir.Ne kadar eleştirilsede Kürt isyanları,masalları,destanları,türküleri,ezgileri,her bir kürdün yüreğinin bir köşesinde gizli duran acısı ve Kürdistan hayali ve yaralıda olsa,sinmişte olsa somut bir olgu olarak kürt toplumu, kürtlüğü 20.yüzyıla taşıyan temel olgulardır.Kuzey Kürdistan”da 20.yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan siyasi hareket ve gruplar bu zemin üzerinde çıkış yapmışlardır,bunun adına ortaya çıkmışlardır.Bu gerçeği yok sayarak sıfırdan yarattım iddiasıyla ortaya çıkan PKK daha başından bir tanrı kral kültü yaratmaya karar vermiş olmalıki,bu kadar anti bilimsel bir iddiayı bu güne kadar sürdürmüştür.Düzeltmeye buradan başlamak gerekir diye düşünüyorum. Bu tarihin ve ulusal demokratik kazanımların yaratılmasında milyonların rolü vardır.Her birinin ne rol oynadığını ayrıntılarıyla burada yazmak hem imkansız,hem de bu yazının konusu değil.Ancak konuyu anlaşılır kılmak bakımından bazı emek sahiplerine atıfta bulunmak yerindedir.Geçmiş isyan tarihinin rolünü vurgulamakla yetindim.Güncel olarak bu tarihi ve ulusal demokratik kazanımları yaratan aktörler sayısızdır.Yurtsever,emekçi kürt halkı en temel dinamik güç olarak özgürlük tarihinin sahibidir.Binlerce kahraman şehit vardır.Bunları tartışmıyorum.Üzerinde durmak istediğim,Kürt özgürlük tarihi ve kazanımlarının yaratılmasında büyük rol sahibi olan binlerce değerli kürt siyasetçisinin,aydınının,sanatçısının kendini tanrı katında gören PKK nin tanrı kral sistemi tarafından inkar edilmesidir.Bu büyük adeletsizliği kendi tarihimizden silmeliyiz.Özgürlük ve adalet çığlığıyla uyanan kürdün tarihinde ve yaşamında adeletsizlik olmamalıdır. Hangi kürt kürdistan da yaşanan isyan ve direniş öykülerini,ninnilerini,bunu yaratan kahramanların öyküsünü dinleyerek büyümemiştir.Bu gün anı sanı unutulan Ayşe Şan ın yüreğinden kopan hoş sedanın kürdün yüreğinde yarattığı dalgalanmayı kim inkar edebilir.Bugün ne yaptığını tam olarak bilmiyorum ya da bundan sonra ne yapacağını tam kestiremiyorum ama Şivan Perwerin Kürdün yurtsever duygularını ayaklandıran türküleri ,en az bir partinin kürt uyanışındaki rolünden az bir rol oynamadı.Kürdün tarihini,dilini,kültürünü ve geleceğini dillendiren,yazıp çizen onlarca kürt örgütü ve siyasetçisinin emeğini en azından inkar etmeden hakkıyla teslim etmek gerekmiyor mu?Hala eli kalem tuttukça yazıp-çizen onlarca kürt aydınının,tüm baskılara ve tehditlere rağmen devam eden aydınlatma çabası eşsiz değere sahip değilmidir? Onlarca kürt dergisi ve gazetesinin ,kürt yurtsever bilincinin oluşmasında küçümsenmeyecek rolleri vardır.Mehdi zana nın Diyarbakır Belediye Başkanlığı döneminde yaptıklarının da unutulmaması gerekir.Zindanlarda ve mahkemelerde kürtlüğü haykıranları,bedenini cayır cayır yakanları ve tabiki hiç unutulmaycak olan şanlı gerila direnişini.....Mazlumları,Hayrıleri,Kemalleri ve sayısız adsız direnişçiyi unutmadan bu tarihi yeniden yazmak gerekir.İşte Kürt özgürlük tarihi kavramından bunu anlamak gerekir.Bu gerçekler yadsınarak doğru bir tarih yazımı olamaz.Birde PKK nin hain-ajan-işbirlikçi suçlamasıyla infaz ettiği,intiharı tek seçenek haline getirdiği ve siyasetin dışına ittiği onlarca devrimcinin, özgürlük mücadelesindeki emek ve fedekarlıkları, önünde sadece saygıyla egilmeyi gerektirir.Tanrı kral eksenine oturtulan PKK nin herşeyi sıfırdan yarattım iddiası hiç bir bilimsel değer ve anlam taşımamaktadır.Bundan şu sonucu çıkarmak doğru olmaz diye düşünüyorum.PKK nin Kürt özgürlük tarihi ve kazanımlarının yaratılmasında hiç rolü yoktur! Hayır.Bu iddiada bulunmakta en az PKK nin herşeyi sıfırdan yarattım iddiası kadar kadar gülünç ve anti bilimseldir. Tek başıma adeleti sağlama ya da adalet dağıtma iddiasında değilim ancak,bilimsel ve adil yaklaşım PKK nin de Kürt özgürlük tarihindeki rolünü teslim etmeyi gerektirir.Rededilmesi gereken emek gaspçılığına dayanan ve herşeyi tanrı kral yarattı iddiasıyla tüm olumlukları bir yerlerin kerameti olarak gören fanatik zihniyetin, siyaset tarzı ve tarih anlayışıdır.PKK adı altında sürdürülen otuz yıllık mücadele sürecinde eşsiz fedakarlıklar gösterildi,direnişler sergilendi.Bir çok örgüt ve kişinin cesaret etmediğine cesaret edildi.Aynı PKK, tarihimizde lanetle anılması gereken olumsuzluklara da imza attı.Bunları bazı kötü kişiler yapmadı.Bu gerçeği gözardı etmeden söylemek gerekir ki,olumsuzlukların gerçek kaynağı anti-bilimselliğe dayanan bu tanrı kral zihniyetidir.İyilik Tanrı meziyeti,kötülük ise kula mahsustur zihniyetiyle tarihi süreçleri ve olayları açıklamak,ortaçağ için geçerli bir yöntem olabilir ama günümüzde bir saptırma ve saçmalıktır.Atık kürtler sesli düşünce sürecine girdiler.Hala sessiz düşünmeyi tercih eden milyonlar olsada sesli düşünmeye doğru süreç hızla işlemektedir. Kürt özgürlük hareketini PKK-KONGRA-GEL le özdeşleştiren anlayışın karşısındayız.Aynı şekilde özgürlük hareketinin tarihi sadece PKK nin çabalarıyla sınırlandırılmış bir süreci kapsamıyor ve PKK nin resmi tarih anlayışı bu süreci anlatmıyor.Kürt özgürlük hareketi kavramı,kürtlük davasına katkı sunan –büyük,küçük,siyasi,düşünsel,sanatsal,askeri yada maddi- tüm kişi,çevre,grup ve partlerin birleşik emeğini ifade etmektedir.Gerçek ve bilimsel tarih bu gerçeklerin yerli yerine oturtularak yazıldığı tarihtir.Bu manada PWD nin tarihin yeniden yazımına ilişkin aldığı karar sonderece anlamlı ve isabetlidir.Görünen o ki,kürt siyasetci ve aydınları önümüzdeki günlerde böylesi önemli bir tartışmayı hakkıyla yürüterek sonuca bağlayacaklardır.Bilimsel düşünelim,adil davranalım.Geçmişte doğru yapamadığımızı bugün ve gelecekte yapalım.Tarihi yeniden yaşamak mümkün değilse de,doğru yazmak ve geleceği doğru belirlemek mümkündür.Böyle yapmakla en azından yanlışları düzeltmiş,adeletsizlikleri gidermiş olarak yanlışları bugüne ve yarına taşırmayı önlemiş olacağız. Yakınmaya,şikayet etmeye gerek yok.Roller doğru ve yeterli oynanmak durumundadır.Aksi halde her şeyi ben yarattım diyen zihniyet kürt özgürlük hareketini istediği yere götürme hakkınıda kendisinde görecek ve oraya engelsiz taşıyacaktır.İşte dün kürt yurtseverlerini kemalist etkiler taşıyorsunuz diye ağır suçlamalara tabi tutarak iradelerini teslim almaya çalışan bu zihniyet bugün kemalizmi övmeyi kürt yurtseverliğinin temel özelliği haline getirir.Dün 20 yüzyıl kürt isyanlarının bastırılması,katliam ve sürgünden Kemalizmi sorumlu tutan ve bunu temel çıkış noktası olarak kabul eden bu zihniyet bugün,Kemalizmi Kürtleri kurtaran-yaşatan faktör olarak görmekte,dolayısıyla katliamları meşrulaştırmaktadır.Kürt sorununu içinden çıkılmaz hale getiren inkarcı-egemen sistemlere barış eli uzatan bu zihniyet, Sipan Rojhilat gibi büyük kürt aydın ve siyasetçilerini katledecek kadar kürt kanına girmeye cesaret etmektedir.Bunlara son vermenin yolu,doğru bir tarih anlayışı,güncel siyasi perspektif ve ulusal demokratik birliktir. 2004-11-02 http://www.welatparez.com Bu yazi hakkinda gorusunuzu belirtmek icin tiklayiniz Konuyu tartismak icin tiklayiniz |
"Bu millet (Turk) koyunun gen yapisina en yakin millet!"Yezdan HAT Dersén Kurdî 13Bu dersimiz de Isaret zamirlerini anlatacagiz.Bir nesneyi yada kisiyi gösterirken yada ona isaret ederken,isaret edilen nesne veya sahsin yakinda mi,uzakta mi,disi mi yoksa eril mi oldugunu bize ima eden sözcüklere ihtiyac duyulur her dilde.Tabi ismin yerine de kullanildigi için yine bunlara (Cînav) deriz ama görevleri itibariyle isaret zamiri deniliyor. International News2008-11-13
2008-11-11
2008-11-10
2008-11-09
2008-11-08
2008-11-07
2008-11-06
2008-11-05 Fatal error: Call to undefined function: tableheader() in /home/w/welatpar/www/articles/includes/page_bottom.php on line 32 |